21 Mart 2026
  • Antalya10°C

YÜKSEK ÖĞRETİM

AHMET GEDİKAĞAOĞLU

21 Mart 2026 Cumartesi 05:40

1980’li yıllarından itibaren yüksek öğretim kurumlarımızda bariz bir kalite düşüşü yaşıyoruz. Birde buna son yıllarda her ile en az bir üniversite açma düşüncesi ve uygulaması ile derdimiz iyice arttı.

Üniversitelerin açtığı bölümlere bir bakın. İşe güce yaramayan bölümlerden mezun olan gençlerimiz toplumda kayıplarda. Ailelerin gözü devlet kapısında, ah bir kadro verilse de memuriyete katsak diye dualar edip, türbe türbe gezip adaklar adıyorlar. Halbuki veliler ve gençler bilmiyor ki yüksek öğretim insana bir ufuk açar, bir görüş verir. Uşak, Kütahya, Artvin, Hakkari, Siirt, Bitlis, Muş, Tunceli vb, illerden mezun olan gençlerimiz hayatlarında ne yapıyor acaba?

Gençler, Fakültenin son yılında başlıyorlar dershanelerde KPSS hazırlıklarına. Devlet sınırlı sayıda personel alımı yapmak zorunda. Bu durumda geriye işe giremeyen çok sayıda yüksek öğrenimli insanımız kalıyor. Bu aileler ve gençler de devlete karşı bir olumsuzluk yaratıyor. Halbuki YÖK’ün ve üniversitenin, zamana, ülkeye ve yöreye uygun bölümler açmaması bugünkü yığılmalara sebep olan önemli faktörlerdendir.

Almanya’da hiç kimse kendi kendine taksi şoförü olamaz, navigasyon öncesi o şehrin belli sayıda cadde ve sokaklarını ezbere bilmek zorundadır, bizim Türk göçmenlerin de bu sınavlardan geçerek şoför olabildiklerini geçmişte öğrenmiştim.

Acaba ülkemizde bazı mesleklerin yapılabilmesi için yüksek öğretim şartı getirilmesi zamanı gelmedi mi? Ülkemizde taksi şoförlüğü, kasaplık, küçük ve büyük araç servis şoförlüğü, pastacılık, her türlü iş makineleri operatörlüğü, inşaatlarda çalışacak kalıpçı, demirci sıvacı, boyacı, su tesisatçısı, asansörcü, fırıncı vb. iş kolları için iki yıllık veya dört yıllık bölümlere neden ihtiyaç duymuyoruz? Antalya’da turistik servis hizmetinde çalışan şoförler de acaba yabancı lisan ve motor tamiri bilgisi var mı? Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

YÖK bol bol muhasebe, sekreterlik, ön büro, pazarlama gibi bölümler açacağına yukarıda örneklerini verdiğim hayatımızın içinde olan bölümleri açsa daha faydalı olmaz mı?

Bu konular için ilgili bakanlıklar yaptırımlar geliştirerek, YÖk ile ortak çalışmalara başlamalıdır. Tabii bazı kişiler ve meslekler bu söylem ve önerilere karşı çıkacaktır. Önemli olan bu görüşleri ortaya koyup icraata başlanmasıdır.

Bu memlekette 14 adet Orman Fakültesine (bir tane yeterli) sahip olup, bu kadar Hukuk Fakültesine, Tıp Fakültesine, Hemşirelik Fakültesine, Su Ürünleri Fakültesine, İnşaat Fakültesine, Ziraat Fakültesine vb. bölümlere ihtiyaç yoktur. “Kantite” değil “kalite” ön planda olmalıdır.

Ülkenin maddi kaynakları ve insan kaynakları boşuna gitmiyor mu?  

Merhum İlber ORTAYLI hocanın da dediği gibi, üniversite talebesi büyük kentlerde okumalı, sosyal ve kültürel yönden gelişimini sağlamalıdır…

Bu yazı toplam 248 defa okunmuştur.
Yorumlar