YAKILACAK KİTAP VE İSKİLİP

AHMET İLBARS
09 Ekim 2026 Cuma 18:25
Kent kimliği, esasen o kente yolu düşen, toprağına basan, havasını soluyan ve hissettiklerini satırlara döken kalemlerin bıraktığı edebî ve sosyolojik izlerle inşa edilir. Çorum’un kültür coğrafyasını ve kent hafızasını düşündüğümüzde, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun nakış nakış işlediği renklerden veya Kemal Tahir’in bozkır insanını derinden kavrayan tahlillerinden bahsetmemek imkânsızdır. Ancak Çorum ve İskilip edebiyat haritasında, dönemin fırtınalı yayın dünyasında unutturulmuş, fakat kentin tarihsel ve kültürel dokusana eşsiz bir ayna tutan çok özel bir eser daha vardır: Etem İzzet Benice’nin 1927 yılında kaleme aldığı Yakılacak Kitap.
1903 İstanbul doğumlu olan Etem İzzet Benice, gazeteci, başyazar ve milletvekili olarak basın tarihimizde iz bırakmış çok yönlü bir aydındır. Ancak onun edebî dünyasının ve derin gözlem gücünün temelleri, Birinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı yıllarında atılmıştır. Savaş yıllarında ailesiyle birlikte İskilip’te belediye hekimliği yapan dayısı Dr. Lütfi Bey’in yanına sığınan genç Etem, ortaöğrenimini (rüştiyeyi) İskilip’te tamamlar. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarında İskilip sokaklarında soluduğu bu hava, onun insanı, coğrafyayı ve taşra hayatını en ince ayrıntısına kadar gözlemlemesini sağlamış; yıllar sonra yayımlayacağı romanının omurgasını oluşturmuştur.
Edebiyat dünyası Yakılacak Kitap’ı uzun yıllar boyunca Reşat Nuri’nin Çalıkuşu romanına benzeterek idealist bir kadın öğretmenin taşradaki trajik aşk hikâyesi ya da melodramik bir tefrika olarak değerlendirmiştir. Oysa eser, bu kalıpların çok ötesinde, 1910’ların İskilip’ine dair önemli bir kent etnografyası ve canlı bir sosyolojik belge niteliği taşır. İstanbul’dan mezun olup ilk görev yeri olan İskilip’e gelen genç öğretmen Vicdan’ın hatıra defteri üzerinden ilerleyen romanda, İskilip’in topoğrafyası adım adım haritalandırılır: Temenna Mahallesi, Meydan Bağları, Ölüdere, Uludere, Kaledibi, Hacı Ali Peyk Hanı ve Mafadar bahçeleri metinde karakterlerin duygularıyla bütünleşen canlı birer mekândır.
Bununla da kalmaz; kadınların giydiği siyah çarlardan feslerin üzerine dizilen turalara, Çarşamba pazarlarından İskilip’e özgü gün isimlerine (girevü, düşünbe, deri...) ve halkın dilindeki yerel ifadelere (bannağ, gozel, essah...) kadar gündelik yaşamın tüm renkleri romana sirayet eder. Düğünlerde gelinin attan inmesi, başından aşağı leblebi ve şeker saçılması, tef ve bağlama eşliğinde söylenen Çorum türküleri gibi ritüeller, eseri 100 yıl öncesinin İskilip’ine tutulmuş muazzam bir ayna haline getirir.
Romanın Çorum kent kimliği açısından önemi ise arkasındaki sarsıcı gerçeklik payıdır. Dönemin resmî arşivlerinde ve yerel tarih araştırmalarında, 1913-1916 yıllarında İskilip’teki Hanönü Aymelik Hatun Nisa (Kız) Mektebi’nde gerçekten de Vicdan Hanım adında bir öğretmenin görev yaptığı belgelenmiştir. Romandaki Kaymakam Selim Bey’in, o yıllarda İskilip’te görev yapan gerçek Kaymakam Selim Efendi ile birebir örtüşmesi ve yerel hafızada Meydan Çayı’na atlayarak canına kıyan genç bir kadının trajik öyküsünün yaşatılması, Benice’nin bizzat şahit olduğu ya da ele geçirdiği otantik bir günlükten yola çıktığını gösterir.
Yayımlandığı 1927 yılında kapış kapış satılan, dokuz baskı yapan, sinemaya uyarlanan ve yabancı dillere çevrilen bu eser, içerdiği ağır toplumsal dram ve tabular yüzünden zamanla gölgede bırakılmıştır. Ancak bugün Çorum ve İskilip kent kimliğini yeniden düşünürken, bu esere ve yazarına hakkını teslim etmek gerekir. Yakılacak Kitap, İskilip’in sokaklarını, mimarisini, insan tiplerini ve yaşanmış gizli tarihini günümüze taşıyan unutulmaz bir kent klasiğidir.
Kaynak: Benice, Etem İzzet. Yakılacak Kitap (Yay. Haz. Selim İleri). İstanbul: Doğan Kitap, 2002.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
