30 Temmuz 2026
  • Antalya30°C

VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİK

MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK

29 Temmuz 2026 Çarşamba 21:44

 

Kaç yıldır saymayı bıraktığımız bir zaman diliminin içindeyiz. Yokuş aşağı son sürat inen bir otobüsün içindeymişiz gibi... Sürücü gaza basıyor, zorlukla frene asılıyor; keskin virajlar dönülüyor, tehlikeli sollamalar yapılıyor. Zaman akıp giderken bu hengamenin içinde kimileri altın gibi parladı, kimileri ise gün geçtikçe demir gibi paslanıp gitti.
Sadece takvimler değil, umutlar da eksildi hayatımızdan. Doğan güneşlerden çok, kayan yıldızları izledik gökyüzünde. Ekonomik, toplumsal, bilimsel ve psikolojik olarak her alanda çıkışlardan çok, soluksuz inişler yaşadık. Ülkece yolumuzu, yönümüzü ve enerjimizi kaybettiğimiz hissi her birimizin zihnine kazındı.
Ama insanız; umut etmeden, YENİye inanmadan yaşayamayız. Belki de şimdi, tam da bu alacakaranlığın ortasında, yeni bir "YENİ" ile bir şeylerin değişebileceği umudu doğuyor çoğumuz için.
Bazen harabeye dönmüş bir yapıyı restore etmeye çalışmak, restorasyon ustalarını ikna etmekten de, binayı ayakta tutmaktan da zordur. Sıfırdan inşa etmek, eskimiş yapılara yama yapmaktan çok daha kolay ve başarılı sonuçlar verir. Yeter ki bu kez temel atılırken masada gerçekten düşünen, akılcı ve doğru hamleler yapabilen, ahlaklı ve vicdanlı insanlar olsun.
Bu ülkenin en büyük yarası, geleceğini başka diyarlarda aramak zorunda kalan gençliğidir. Yolunu kaybeden bir ülke, öncelikle giden evlatlarını geri çağırarak işe başlamalıdır. Bize sadece binalar, yollar değil; gençlerimize ışık tutan, onlara vizyon vadeden ve geleceği doğrudan onların yararına şekillendiren liderler lazım. Yurt dışına gitmek zorunda kalan binlerce nitelikli gencimizi, bu ülkenin beyin gücünü geri getirecek bir yaşam standardı ve özgürlük alanı sunulmalıdır. Çünkü bu topraklarda kaybedilen her bir filizin, her bir parlak zekanın bedeli ülke için çok ama çok ağır oluyor. Bu yükün daha da ağırlaşmasına tahammülümüz kalmadı.
Bizler yeniliklere açığız. YENİ olanın getirdiği o taze nefesle umutlanıyoruz. Yenilenmek iyidir, iyileştirir.
Artık o naftalin kokan eski sandıklardan, miadı dolmuş yüzlerden ve klişeleşmiş siyaset anlayışından arınma vakti geldi. Pırıl pırıl gençliğe yol verme zamanı geldi ve geçiyor bile. Yaşlılarımızın, henüz hatırları ve saygınlıkları devam ederken, onurlarıyla kenara çekilip direksiyonu gençliğe devretme zamanıdır. Bırakalım gençlik bu ülkeyi kendi enerjisiyle, kendi vizyonuyla inşa etsin; bizler de gururla onları izleyelim.
Yolunu kaybeden bir ülke, yönünü geçmişin tozlu sayfalarına değil, geleceğin ışığı olan gençlerine döndüğünde yolunu tekrar bulur. Geç kalmadan, tam da şimdi...

Bu yazı toplam 237 defa okunmuştur.
Yorumlar