02 Mart 2026
  • Antalya8°C

VALİZİ HAZIR BİR NESİL

MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK

01 Mart 2026 Pazar 06:13

Hayatımın üniversite yılları dahil önemli bir bölümü Almanya’da geçti. Mezun olduğumda idealist, ülkesini seven bir babanın evladı olarak bize öğretilen tek bir şey vardı: “Bilgini al, ama memleketine dön.” Biz Türkiye’ye dönmek üzere yetiştirildik.

Ben de dört oğlumu aynı duygularla büyüttüm. Bu topraklara ait olmanın, üretmenin, katkı sunmanın değerini anlattım. Ülkesini seven, sorumluluk sahibi bireyler olsunlar istedim.

Ama bugün içimde ağır bir burukluk var. Meslek hayatına yeni başlayan iki oğlumdan birini İstanbul Teknik Üniversitesi’nden, diğerini İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan mezun ettikten sonra Almanya’ya “kaptırdım.”

Evet, kaptırdım diyorum. Çünkü bu bir tercih kadar bir mecburiyet hikâyesi.

Bir zamanlar gençlere “Büyüyünce ne olacaksın?” diye sorulurdu.
Bugün ise soru değişti: “Hangi ülkeye gideceksin?”

Artık mesele sadece iş bulmak değil. Mesele umut bulmak. Üniversite bitirmek bir güvence değil; yüksek lisans yapmak bir ayrıcalık değil; yabancı dil bilmek bile artık yetmiyor. Gençler diplomalarını duvara değil, vize dosyalarına koyuyor.

Türkiye’de kalmak bir tercih olmaktan çıktı; bir sabır testine dönüştü.

Her geçen gün artan kira fiyatları, hayat pahalılığı, geleceği belirsiz bir ekonomi… Gençler yalnızca para kazanmaktan değil, emeklerinin karşılığını alamamaktan yoruldu. “Çalışırsam olur” inancı yerini “Ne yaparsam yapayım değişmez” duygusuna bıraktı.

Oysa bir ülkenin en büyük serveti gençleridir. Eğer en eğitimli, en üretken kesim valiz hazırlıyorsa, burada sadece bir göç değil, bir güven kaybı vardır.

Yurt dışına giden gençler arkalarına bakarak gitmiyor artık. Çünkü arkada onları tutan bir sistem, güçlü bir gelecek vizyonu göremiyorlar. Kimse doğduğu topraklardan keyifle vazgeçmez. Ama insanlar hayallerini yaşatabilecekleri yere gider.

Ben bir anne olarak üzgünüm.
Bir vatandaş olarak endişeliyim.
Bir evlat olarak da babamın ideallerini taşıyamamanın mahcubiyetini hissediyorum.

Asıl soru şu:
Gençler neden gidiyor değil…
Gençler neden kalmak istemiyor?

Valizler kapanmadan, umutlar tamamen tükenmeden, bu soruyu sormak zorundayız…

Bu yazı toplam 642 defa okunmuştur.
Yorumlar