TANITIMDA ROMANTİZM Mİ GERÇEKLİK Mİ?

NİZAMETTİN ŞEN
27 Şubat 2026 Cuma 05:12
Tanıtımda Romantizim mi Gerçekçilik mi?
Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Berlin Uluslararası Film Festivali bu yıl Türk sineması açısından tarihi bir başarıya sahne oldu. İlker Çatak’ın Altın Ayı kazanması, Emin Alper’in Gümüş Ayı ile onurlandırılması yalnızca birer sanat ödülü değildir. Bu başarı, Türkiye’nin kültürel kapasitesinin uluslararası ölçekte tescilidir.
Ancak mesele sadece ödül değildir.
Ödül törenindeki konuşmalar, filmlerin temaları ve verilen mesajlar; özgürlükler, siyasal baskılar ve toplumsal gerilimler üzerine açık göndermeler içeriyordu. Bu durum bazı çevrelerde “ülke imajı zarar görür mü?” sorusunu gündeme getirdi.
Tam tersine.
Asıl soru şu olmalı:
Bu başarıyı nasıl doğru okumalıyız?
Bir ülkenin sanatçıları eleştirel üretim yapabiliyorsa ve bu üretim dünyanın en prestijli festivallerinden birinde ödüllendiriliyorsa, bu sansür değil dinamizm göstergesidir.
Kültür, vitrindeki kartpostal değildir.
Kültür, toplumun aynasıdır.
Eğer biz bu aynayı kırmaya çalışırsak güven kaybederiz.
Ama aynaya güvenle bakarsak güç kazanırız.
Turizm açısından bakıldığında da durum aynıdır.
Ziyaretçi yalnızca deniz ve güneş satın almaz.
Atmosfer satın alır.
Özgüven satın alır.
Ruh hali satın alır.
Gelelim Kültür ve Turizm Bakanlığının yurtdışına ihraç edilen yerli dizilere verdiği yüksek miktarlı desteğe.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yurtdışına pazarlanan Türk dizilerine yüksek katkı sunma kararı stratejik bir adımdır. Türk dizileri onlarca ülkede Türkiye algısını şekillendiriyor.
Ancak dizilerdeki romantik İstanbul ile festival sinemasındaki eleştirel Türkiye arasında bir kopukluk oluşursa dış kamuoyunda algı karmaşası doğabilir.
Bu nedenle mesele tanıtım değil; tutarlılıktır
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
