“ŞİİR OLMASAYDI HAYATIN TADI MI OLURDU?”

YUNUS YAŞAR
25 Temmuz 2026 Cumartesi 07:55
Yıl 1984. Kerim Korcan, Akdeniz Kitabevi'nin çağrılısı olarak Antalya'da. Kerim Korcan, Abdullah Şanal ve Yunus Yaşar'ın imza günü var.
Kitabevi oldukça küçük. Kapı girişine yakın bir yerde uzun bir masa. Masanın en ucunda Kerim Korcan, ortada Yunus Yaşar, kapıya yakın mesafede Abdullah Şanal oturuyor.
Abdullah Şanal, Antalya Lisesi'nde edebiyat öğretmeni. Etkinliği bütün öğrencilerine duyurmuş ve gelmelerini salık vermiş. Öğrencileri de ellerinde birer buket çiçekle öğretmenlerine kitap imzalatmak üzere kitabevinin bulunduğu Belediye İş Hanı'nı doldurmuş durumda..
Kerim Korcan'ı görmek, tanışmak, bir merhaba demek ve kitap imzalatmak üzere gelen okurlar, öğrencileri aşıp bir türlü Kerim Korcan'a ulaşamıyorlar. Öfkeleniyor büyük Usta, önce kendi kendine söyleniyor. Kulağıma yanaşıp Kim bu adam? diye soruyor bana.
Şair diyorum. Antalya Lisesinde edebiyat öğretmeni. Kardeşim benim okurumla arama nasıl girebilir? Kim bu adam? Ben komitacıyım. Hücredeyken bile bu denli acı çekmedim diyerek ayağa kalkıyor, elimden tutup Ne olur evladım, beni bir dışarı çıkarır mısınız? diyor bana.
Öğrencilere; Çocuklar kapının önünü boşaltabilir miyiz lütfen! diyorum. İtiş kakış Usta'yı dışarı çıkarıyorum. Yandaki birahaneye oturtup Ne içersiniz Baba? diyorum. Eli ayağı titriyor. Beni Hemen İstanbul'a gönder evladım diyor. Sakinleştirmeye çalışıyorum. Garsona Kolonyanız var mı? diyorum. Gişenin önündeki kolonya şişesini uzatıyor bana. Ellerini ve yüzünü ovuyorum. Bir soda açıyor garson içiriyorum. Bir ambulans çağırıyorum Baba diyorum. Bir şeyim yok, beni otele götür. Dinlenmeye ihtiyacım var diyor Kerim Korcan.
Kalacağı otele götürüyorum. Yiyecek bir şeyler getiriyorum odasına. Özür dileyip üzüntülerimi ifade etmeye çalışıyorum.
Bu gece dinlenin, yarın ilk otobüsle sizi İstanbul'a uğurlayacağım. Merak etmeyin diyorum. Sen git kitaplarının başına diyor Kerim Korcan.
Olur mu Baba? diyorum. Bu gece yanınızdayım. Israr ediyor. İzin isteyip üzülerek dönüyorum kitabevine...
Ertesi sabah ilk otobüsle uğurluyoruz Kerim Korcan'ı.
*
Kerim Korcan’ın bana yazdığı mektupta şiirlerim üzerine bir değerlendirme yazısı: Biz de göçer gideriz bir gün bu dünyadan, her ölümlü insan gibi; ama şiir, şiirlerimiz kalır. Özü sağlam, biçimi yakışıklıysa. İnsan acılarından, insan umutlarından izler taşıyorsa satır satır..
Biliyoruz ki, sarp ve aşılmaz dağlarda yarık tabanlarımızdan izler kalması yeterli değil, dilden dile söylemek de yeterli değil, şiirlerimizle de kalmalıyız sonsuza kadar. Bu bakımdan şiir, hiç küçümseyemeyeceğimiz bir kutsal uğraştır.
Sorabiliriz öyleyse göğsümüzü gere gere: Şiir olmasaydı hayatın tadı olur muydu? Rastlantı değildir, gelişi güzel bir durum değildir bu. Her insan şair olmaz, ama derece derece hemen her insan şiir sever. Öyleyse şiiri kendine iş edinenler hiç de boşuna zaman harcamıyorlar.
Yunus Yaşar gibi görmezlikten gelinen daha niceleri.. Ülkemizde bu dalda üretilen ürünleri yazık ki yeterince ve yakından izleyemiyoruz. Böylece kolayca affedilemeyecek bir sosyal günah işlediğimiz de bir gerçek.
Öyle şeyler vardır ki, onların varlığından haberdar değilizdir ve bundan utanç da duymayız. Ama onlar vardırlar. Gençlerin şiirleri de öyle.
Onlarla yakın ilişki içinde olmamamız gelişen şiirimiz için bir kayıptır. Demek ki, nice boy atan fidanı çiğneyip geçiyoruz bilmeden.
Yunus Yaşar'ın şiirlerini bu duygulanmalar içinde okudum. Zaman zaman çırpınan kuş gibi etkiledi dizeleri beni. Sıcak, anlaşılır bir havada buldum kendimi. Onun için bu yolda daim olmanı yürekten öneriyorum Yunus kardeşim.
Nelerim nelerim yok diye üzülme sakın! Madem ki böyle şiirlerin var, madem ki böyle bir yeteneğin var.. Şunu da unutma yalnız! En iyi şiiri senin yazdığın inancına kapılma sakın. Bu şairin ayağına bağ, adımlarını aksatan bir köstektir. Ama en iyiyi bulmak için yorulmaz bir savaşın içinde ol. Geçmişte ve günümüzde bu işle uğraşanları bakın küçümseme. Onlarla her zaman dirsek temasını koru. Mazlum insanlarımız için ışık ol, umut kaynağı ol bize.
Geleceğin getireceği hiçbir güçlükten korkmuyoruz. Çünkü, Yunus Yaşar gibi şairlerimiz var.
Kerim Korcan
*
Manevi oğlu saymıştı beni Kerim Korcan. Bu dünyadan göçüp gidene kadar baba-oğul ilişkilerimiz hiç eksilmeden devam etti.
Işıklar içinde uyu büyük usta.
Anılar önünde saygı ile..
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
