08 Kasım 2026
  • Antalya13°C

SEZON BİTTİ, KİRAYI DA ASKIYA ALABİLİR MİYİZ?

TUGAY TOYDEMİR

08 Kasım 2026 Pazar 14:04

Antalya’da sezon kapanınca bazı oteller çalışanına “Sözleşmeni askıya aldık, baharda ararız” diyor. Bu cümleyi bir de ev sahibine kurmayı deneyin. “Kirayı askıya aldım, nisanda sizi ararım.” Bakalım turizmin mevsimsel dinamiklerine ne kadar hâkim.

Mevsimlik işte askının mantığı basit. Sözleşme sürüyor, işçi sezon arasında çalışmıyor, işveren de kural olarak ücret ödemiyor. İşsizlik ödeneği açısından ise sözleşmenin sona ermesi gerekiyor. İşçinin cebinden bakınca tablo şu. Maaş alacak kadar çalışıyor sayılmıyor, işsizlik ödeneği alacak kadar da işsiz sayılmıyor. Bahara kadar neyle geçineceği, sistemin kendisine bıraktığı yaratıcı bir problem.

Üstelik “askı” deyip geçmek de kolay. Otel baharda açılmış, aynı işe yeni personel alınmış, eski çalışan hâlâ telefon bekliyor. Böyle bir durumda tabelada ne yazdığına değil, iş ilişkisinin fiilen nasıl sona erdiğine bakmak gerekir. Gerçek mevsimlik çalışmada aynı işveren yanında çalışılan sezonlar kıdem hesabında birleştirilir. Aradaki askı ayları ise kural olarak hesaba girmez. Yani işçinin beklediği aylar, hayatından geçiyor ama kıdeminden geçmiyor.

Patronun vardiyası esnek, işçinin kira günü sabit

Temmuz 2025’te yapılan düzenlemeyle, turizm işletmesi belgeli konaklama tesislerinde hafta tatili, çalışanın yazılı talebi veya onayıyla, hak kazanıldığı günü izleyen dört gün içinde kullandırılabiliyor. İşletmenin yoğun gününe çözüm bulunmuş. Peki işçinin gelirsiz aylarına sıra ne zaman gelecek? Temmuzda “Misafir var, tatilini sonra kullan” diyoruz. Ekimde “Misafir yok, maaşı baharda konuşuruz.” Esneklik dediğimiz şey hep aynı kişinin belinden sağlanıyor.

Geçen yazımda Hamlet’i omlet sanan turizmciden söz etmiştim. Kültür ve meslek bilgisindeki o eksiklik, personel yönetiminde de kendini belli ediyor. Ekimde yabancı dil bilen, misafiri tanıyan, kriz yönetebilen çalışanı gönderip nisanda aynı özellikleri iş ilanına yazıyor. Sonra sektör toplantısında “Yetişmiş eleman bulamıyoruz” diye dert yanıyor. Aradığınız kişinin numarası sizde. Ekimde dosyasını kapatırken silmediyseniz tabii.

Sürdürülebilir kalite, otel doluyken odanın zamanında hazırlanması, mutfağın alerjen bilgisini doğru aktarması, resepsiyonun bir şikâyeti büyümeden çözebilmesidir. Bunlar tecrübeyle kazanılır. Ekibi her bahar baştan kurarsanız her bahar yeniden eğitim verir, aynı açılış hatalarının bedelini yeniden ödersiniz. Bir kısmı işletmenin bütçesine, bir kısmı tam ücret ödeyen misafire çıkar. OECD de turizmde beceri açığının hizmet kalitesini korumayı zorlaştırdığına dikkat çekiyor.

Kışın asgari ücretin en az üçte ikisi ödensin

Önerim, Antalya’da kayıtlı mevsimlik turizm çalışanları için bir Sezon Arası Destek Fonu pilotu başlatılması. İşveren sezon içinde katkı yapsın, kamu desteği açık kurallara bağlansın. Çalışana yeni sezon başlayana kadar her ay net asgari ücretin en az üçte ikisi kadar gelir güvencesi sağlansın. Sağlık güvencesindeki boşluk da kapatılsın. Ödeme koşulları ve işe dönüş takvimi sezon başında yazılı olsun. İnsanlar kış bütçesini “Baharda ararız” cümlesiyle yapmak zorunda kalmasın.

Kongreyle, spor kampıyla, kültür turizmiyle sezonu uzatalım. Ama Antalya’ya kışın da turist gelmesi, her ilçede her otelin açık kalacağı anlamına gelmez. Pilotun sonucunu da ölçelim. Kaç deneyimli çalışan yeni sezona döndü? Kaç kişinin sağlık güvencesi kesintiye uğradı? Açılış haftalarında hizmet şikâyetleri azaldı mı?

Antalya sezon sonunda kaç turist ağırladığını açıklıyor. Bir sayı daha açıklasın. Geçen yaz o turistlere hizmet veren insanların kaçı, bu kışı mesleğini bırakmak zorunda kalmadan geçirebildi?

 

Bu yazı toplam 306 defa okunmuştur.
Yorumlar