18 Haziran 2024
  • Antalya26°C

SANCILI DEĞİŞİM…

Ömer Yetgin

10 Haziran 2024 Pazartesi 00:08

Antalya için bazıları ‘’Emekliler şehri’’, bazıları da ‘’Tatil cenneti’’ benzetmesi yapıyor.

Peki; hangisi doğru?

 Tatil cenneti olduğu doğru…

            Emekliler şehri tanımlaması ise artık geçmişte kaldı.

            Yüksek fiyatlar nedeniyle Antalya  emekliler için cazip bir şehir olmaktan çıktı!

            Emeklileri görüyorum; ekonomik sıkıntılar nedeniyle artık kahvehanelerde de görünmüyorlar.

            Yıllar önce birikimleri ile Antalya’dan mülk satın alarak yerleşen emeklilerin rotayı yeniden geldiği şehre yöneltmeye başladığı günümüzde bu gelir düzeyi ile bir emeklinin bir restoranda, kafeteryada bir şey yiyip içebilmesi olası değil.

            Turizm şehri Antalya’da fiyatlar gerçekten oldukça yüksek ve hatta abartılı!

   Yıllar içinde Antalya’nın değişimini ve bu değişim sonrasında da ‘’sancılı gelişimini’’ gözlemliyorum.

                        Bu tanımlamalarda Antalya’nın sessiz, sakin, huzurlu ve metropol bir şehir görüntüsü izlenimini verdiğini düşünüyorsunuz.

            Antalya; emeklilerin yoğunlukta yaşadığı bir şehir olarak dikkat çekerken; aynı zamanda pahalı bir şehir!

            Emekliler için bu yönüyle cazibesini hızla kaybediyor.

            Konut fiyatlarının yüksek oluşu, yiyecek ve içecek sektöründeki işletmelerdeki fiyatların yüksek oluşu, sosyal aktiviteler için ayrılan bütçenin her geçen gün artış göstermesi emekliler için artık pek cazip gelmiyor!

            Bir tarım şehri olan Antalya’da meyve ve sebze fiyatları maalesef diğer şehirlerden çok daha pahalı!

            Gelelim tatil cenneti kavramına…

            Antalya; yabancı turistler için bir tatil cenneti.

            Bu da doğru…

            Ancak; bu şehirde yaşayanlar olarak bizler bu güzelliklerden ne kadar faydalanabiliyoruz?

            5 yıldızlı otellerde 1 hafta, 1 ay tatil yapabiliyor muyuz?

            Mümkün değil!

            Maalesef bu konudaki tablo çok kötü.

                       

            

Bu yazı toplam 155 defa okunmuştur.
Yorumlar