22 Eylül 2026
  • Antalya24°C

ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRET

GAZANFER ERYÜKSEL

21 Eylül 2026 Pazartesi 20:58

Şair/ozan genel anlamıyla tarih boyunca egemen yapılarla, sözlü kültür dönemi de dahil, yıldızı barışmayandır. Yazının bulunduğu dönemlerde de okur yazarlık tabana yayılmadığından, şiirin hece vezniyle inşa edilen yapısı ezberi ve akılda kalıcılığı kolaylaştırdığı için egemen yapılar şairlere karşı hep mesafeli olmuşlardır. Her dönemde egemen yapılar kendilerini destekleyen bir sanatçı grubu devşirmek için şüphesiz gerekli hamleleri de yapmışlardır ki bu da zıtların birliğinin doğal sonucudur. 
Ancak şair de dümdüz bir çizgi gibi yaşayan biri değildir. Zaman içinde kendi değişim ve dönüşümünü sürdürerek geçer gider bu dünyadan. Örneğin Tevfik Fikret (24 Aralık 1867-19 Ağustos 1915) ve II. Abdülhamit diye kime sorsak ona karşı yazdığı şiirler hatırlanır. 
Ancak Tevfik Fikret'in II. Abdülhamid'e yazdığı bilinen ilk şiiri bir methiye (övgü) olup, şairin adını edebiyat dünyasında ilk kez duyurduğu 1891 yılına aittir. Şair, II. Abdülhamid'in cülus (tahta çıkış) yıl dönümü dolayısıyla bir kaside/manzume yazmış, bu şiiri padişah tarafından beğenilmiş ve kendisine İkinci Rütbeden Mecîdî Nişanı verilmiştir. Ancak Fikret daha sonraki yıllarda istibdat (baskı) rejimine şiddetle muhalefet edecek, padişahı eleştirecektir. 
Bir Lâhza-i Teahhur: 21 Temmuz 1905'te Cuma selamlığı sırasında II. Abdülhamid'e Yıldız Camii önünde Ermeni komitacılar tarafından düzenlenen ancak padişahın bir anlık gecikmeyle (duraksamayla) kurtulduğu bombalı suikast girişimi üzerine yazılmıştır. Padişahın kurtulmasından duyduğu derin üzüntüyü ve suikastçılara olan hayranlığını/sitemini dile getirdiği, devrin şartlarına göre oldukça ağır ve cüretkâr bir şiirdir. 
Şair burada salt II. Abdülhamit karşıtlığını öne alan bir bakış sahibidir. O gitsin de nasıl giderse gitsin görüşü egemendir. Ermeni Komitacıların ne amaçla hangi dış güçlere hizmet ettiğinin ne yazık ki farkında değildir. 
Revzen-i Mahlû ise II. Abdülhamid'in tahttan indirilip Beylerbeyi Sarayı'nda hapsedildiği yıllarda Aşiyan'daki evinden padişahın pencerelerini izleyerek yazdığı, onu eleştirdiği şiiridir. 
Ancak Tevfik Fikret daha sonra yazdığı şiirlerle Anadolu’da Milli Mücadele’ye önderlik edecek olan Mustafa Kemal Paşa’yı da etkileyecek, onun saygı ve sevgisini kazanacak bir şairdir aynı zamanda.
Atatürk’ün, Fikret’in edebi ve fikri kişiliğine dair şunları söyler: "Ben Fikret’e yetişemedim, onun sohbetinden istifade edemedim. Kendimi bedbaht sayarım. Fakat onun bütün eserlerini okudum, birçoğu da ezberimdedir. O hem büyük şair hem de büyük insandır." 
Bir başka konuşmasında ise "Tevfik Fikret’i tanıyanlar, benim ne yapmak istediğimi kavrayacak kimselerdir." diyecektir. 
Özetlersek Atatürk, Türk aydınlanmasının öncüsü Tevfik Fikret'e büyük bir hayranlık duymuştur. Onun için, "Ben inkılâp ruhunu ondan aldım" diyerek, şairin “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” sözünü Cumhuriyet ilkelerinin temel taşı olarak benimsemiştir. 
Tevfik Fikret, ilerleyen şeker hastalığı nedeniyle biten 48 yıllık kısa hayatına şairlik, öğretmenlik ve ressamlığı sığdırmıştı bir aydınımızdır.

whatsapp-image-2026-09-21-at-21-07-42.jpeg
Tevfik Fikret'in 19 Ağustos 1915'teki vefatının ardından cenazesi başlangıçta Eyüp Sultan'daki aile mezarlığına defnedilmiş, daha sonra, vasiyetine uygun olarak 1961 yılında İstanbul Belediyesi tarafından naaşı Aşiyan'daki evinin bahçesine nakledilmiştir. Aşiyan Müzesi olarak bilinen bu mekânda yatmaktadır.

whatsapp-image-2026-09-21-at-21-08-29.jpeg
Tevfik Fikret’in vefatından sonra öğretmenlik yaptığı Galatasaray Lisesi’nin bahçesinde, onun anısına 1920’lerde yaptırılmış bir anma mezarı da bulunmaktadır. Şair, Rıza Tevfik'in başlattığı bir gelenekle ölümünün ilk yılından itibaren ölüm yıldönümlerinde evinde anılmıştı. 1918'deki anma törenine Mustafa Kemal de katılmıştır.
Tevfik Fikret'in 19 Ağustos 1915'teki cenazesine öğrencileri, dönemin aydınları, Galatasaray Lisesi camiası ve çok sayıda seveni katıldı.
Edebi kişiliği, öğretmenliği ve İttihat ve Terakki karşıtı duruşuyla bilinen şairin cenaze töreninde öne çıkan bazı önemli isimler şunlardır:
Ailesi: Eşi Nazıme Hanım ve kayınpederi Mustafa Bey.
Edebi Dostları ve Aydınlar: Süleyman Nazif, Recaizade Mahmud Ekrem, Hüseyin Cahit Yalçın, Faik Ali Ozansoy.
Öğrencileri ve Eğitim camiası: Galatasaray Sultanisi (Mekteb-i Sultani) öğretmenleri, idarecileri ve vefakâr öğrencileri.
Sanat Çevresi: Ressam Mihri Müşfik Hanım da cenazede ve hemen sonrasında naaşının yanında bulunarak Fikret’in ölüm maskını alan isim olmuştur.

whatsapp-image-2026-09-21-at-21-09-03.jpeg

Bu yazı toplam 219 defa okunmuştur.