ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-6

GAZANFER ERYÜKSEL
16 Ekim 2026 Cuma 19:57
Ece Ayhan’ın Cenaze Töreni
(10 Eylül 1931-13 Temmuz 2002)
Türk şiirinin büyük ustası Ece Ayhan son yolculuğu… İzmir Gürçeşme Huzurevi'nde rahatsızlanarak kaldırıldığı Eşrefpaşa Belediye Hastanesi'nde yaşamını yitiren Ece Ayhan için Kültürpark İzmir Sanat'ta cenaze töreni düzenlendi. Şair Ece Ayhan'ın cenazesi, çocukluğunu geçirdiği Çanakkale'nin Eceabat ilçesine bağlı Yalova Köyü'ne götürülecek ve ikindi namazının ardından toprağa verilir.
Törene, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, bazı ilçe belediye başkanları, Ece Ayhan'ın yeğeni Ece Deniz, şairler, şairin huzurevinden arkadaşları ve belediye bürokratları katılır.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, Ece Ayhan'ın son yıllarını İzmir'de geçirmiş olmasının, kendileri için mutluluk olduğunu belirterek, "Sağlığıyla bizzat ilgilenen Başbakan Bülent Ecevit'in, son yıllarda, Ece Ayhan İzmir'e taşındıktan sonra bizi görevlendirmesiyle ilişkimiz başladı. Zaman içinde sanatsever dostlarımız vasıtasıyla daha da kaynaştık. Uğurlar olsun diyorum ve yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyorum" demiştir.
Cenaze törenine, Başbakan Bülent Ecevit, Kültür Bakanı Suat Çağlayan, eski Kültür Bakanı İstemihan Talay da çelenk göndermiştir.
Attilâ İlhan
(15 Haziran 1925-10 Ekim 2005)
Türk edebiyatının anıt ismi ünlü şair Attilá İlhan’ın ölümü Türkiye’nin her kesiminde üzüntü yarattı. Süleyman Demirel, şiirli başsağlığı mesajında şunları yazdı: ‘Ayrılık girdi araya/Hicrana düştük bugün. Evet... Elde var hüzün! Ruhu şad olsun!.. Onu hep sevgiyle anacağız...’
Atilla İlhan için düzenlenen ilk tören 'Attila İlhan'la Yolculuk' programını yaptığı Mecidiyeköy'deki televizyonun önünde yapıldı. Attila İlhan'ın Türk Bayrağı'na sarılı naaşı, alkışlar eşliğinde hazırlanan platforma konuldu. Törende bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından Attila İlhan'ın cenazesi alkışlar ve televizyon çalışanlarının binanın balkonundan attıkları karanfiller eşliğinde omuzlara alınarak, ikinci törenin yapılacağı Atatürk Kültür Merkezi'ne (AKM) götürülmek üzere cenaze aracına konuldu.
Buradaki törene, Attila İlhan'ın kardeşi Çolpan İlhan, Cengiz İlhan, yeğeni Kerem Alışık, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, CHP İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç ve Vural Savaş'ın aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
Törende İlhan'la ilgili görüntüler bir sinevizyondan izlenirken, şiirleri de hoparlör aracılığıyla dinletildi. Bir dakikalık saygı duruşundan sonra kürsüye çıkan Attila İlhan'ın kardeşi Çolpan İlhan, göz yaşları arasında yaptığı konuşmada duygularını dile getirdi. İlhan, 'O an gelir demişti, benim bir tanecik ağabeyim. O an gelir mi, ben o anın geleceğine inanmıyorum. Attila İlhan öldü mü, ölür mü? Onu bu toplum, bu millet gösterecek. Benim kalbim sızlıyor. Ben ve ailem onu çok özleyeceğiz." dedi. Daha sonra konuşma yapan İlhan'ın yeğeni Kerem Alışık da duygularına hâkim olamayarak göz yaşlarına boğuldu. Alışık'ın gözyaşlarına boğularak konuşamaması salondakiler tarafından alkışlarla karşılandı.
Attilâ İlhan İstanbul, Beşiktaş ilçesine bağlı Aşiyan mezarlığında toprağa verilmiştir. Şairin kabri, Mimar Cengiz Bektaş tarafından sade ve ölçülü bir anlayışla tasarlanmıştır.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
(26 Ağustos 1914-15 Ekim 2008)
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın cenazesi Kadıköy Süreyya Operası'nda düzenlenen törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Saygı duruşuyla başlayan törende, Dağlarca’nın Türk bayrağına sarılı tabutu, sahneye konuldu. Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Dağlarca’nın vefatını, Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen ve Türkiye’nin onur konuğu olduğu "60. Frankfurt Kitap Fuarı"nda bulunduğu sırada öğrendiğini söyleyerek çok üzüldüklerini ifade eden Günay, Türkiye’nin, Türkçe ile Avrupa’nın ortasına çıkarma yaptığını belirterek, "Ses Bayrağımız" olarak nitelendirdiği Dağlarca o ortamı görebilseydi mutlu olacağını ifade etmiştir.
Günay, Dağlarca’nın 60’ın üzerinde kitap bıraktığını, kendisini son gördüğünde neşe, zekâ ve hayata bağlılığı nedeniyle 100 yılı aşkın süre yaşayabileceğini düşündüğünü ifade ederek, o görüşmeden 6 ay gibi kısa bir süre sonra vefat etmesini, Dağlarca’nın "İnsan nasıl ölebilir yaşamak bu kadar güzelken" dizeleriyle anlattı.
Dağlarca’nın şiirlerinden dizelerinden örnekler aktaran Günay, "Anadolu’nun ortasında çok büyük dağlar var. Dağlar ölmez, bu dağlara karlar yağar. Mevsimler geçer, nesiller geçer. Yepyeni nesiller. Şairin ’Türk Dili’ne sahip çıkın’ sözünü tutan yepyeni çiçekler açar. Dağlarca’nın açtığı yolda yeni şairler, genç şairler Türk Dili’ne sahip çıktıkça, Türkçe de konuştukça, Türkçe de yazdıkça, Dağlarca aramızda ve başımızda dağ gibi hep böyle kalır. Ruhu şad
olsun" dedi.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
