25 Ekim 2026
  • Antalya23°C

“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 2

YUNUS YAŞAR

24 Ekim 2026 Cumartesi 10:00

(Geçen haftadan devam)

Dönemin Belediye Başkanı Hasan Subaşı tarafından ANSAN’a tahsis edilen bahçe, Kaleiçi girişinde yer alması nedeniyle “sit alanı” kapsamındadır. İçerisinde yer alan ve geçmiş dönemde “Belediye Tanzim Satış Yeri” olarak kullanılan biriketten yapılma küçük yapının yıkılarak , çok amaçlı (galeri, söyleşi, imza günü, panel, müzik dinletileri gibi) bir “sanat galerisi” yapılması düşünülür. Konu Antalya Koruma Kurulu’na götürülür.

Yapılan ikili görüşmeler ve yazışmalar sonucunda, eskisinin yıkılıp yerine yenisinin yapılabilmesi, yeni bir plan ve projenin çizimi için Antalya Mimarlar Odası’ndan yardım talep edilir. Dönemin Oda Başkanı Osman Aydın’ın görevlendirdiği iki mimar tarafından bir “proje” hazırlanır. Bu projeye göre inşaatın anahtar teslim maliyeti, Bayındırlık birim fiyatlarına göre 150 milyon liraya çıkmaktadır. (Nisan 1992)

ANSAN Kurucular Kurulu’nun bu maliyeti kendi olanaklarıyla karşılaması ya da bulması mümkün değildir. Çareler aranır. Antalya Valiliği’nden yardım talebinde bulunulmasına karar verilir. Dönemin Antalya Valisi Saffet Arıkan Bedük’tür. Dernek tüzüğü, bahçenin derneğe tahsisi ile ilgili Encümün Kararı ve Mimarlar Odası’nca çizilen plan/proje bir dosya halinde Valiliğe sunulur.

O sırada Antalya Valisi Saffet Arıkan Bedük, Malatya’ya tayin edilir. Görüşmeler yarıda kalır. İçişleri Bakanlığı’nca Antalya’ya yeni Vali olarak (hafızam beni yanıltmıyorsa) Saim Çotur atanır. Ansan Kurucular Kurulu, hem “Hoş geldiniz” ziyaretinde bulunmak, hem de yarım kalan görüşmeleri tamamlamak üzere Valilik’ten randevu alınır. Vali, yardımcı olacağı konusunda söz verir. İleriki bir tarihte tekrar görüşmek üzere ayrılınır.

Ansan Kurucular Kurulu ve Valilik tarafından yapılan ikinci görüşmede Vali Saim Çotur: “Talibinizi araştırdım. “Fi” tarihinde kurulmuş bir “Çevre Vakfı” var. Kapanmış, ancak genel kurul kararı ile kendini fesih etmemiş. Şu anda faaliyette değil. Kasasında yüz milyon tl. varmış. Bu parayı ANSAN’a inşaat yapımında kullanılmak üzere aktarayım. Yalnız bu parayı ANSAN’a aktarabilmem için tüzüğünüzde çevre ile ilgili bir madde bulunması gerekiyor. Okudum, tüzüğünüzde çevre le ilgili bir maddeye rastlamadım” der.

“Biz sanatçılar, çevre ve doğaya en duyarlı kişileriz. Tüzüğümüzde bu konuyla ilgili bir maddenin bulunmaması bizim eksikliğimiz. Bu eksikliğimizden dolayı özür dileriz” denilir.

ANSAN’ın tüzüğüne “çevre ve çevre sorunları” ile ilgili bir madde eklenerek tekrar onaydan geçirilir. Böylece para ANSAN adına, inşaatin yapımında kullanılmak üzere tahsis edilir.

Ansan Kurucular Kurulu, inşaatla ilgili çeşitli firmalardan teklif toplar. En uygun teklifi veren “Orman Ambalaj A.Ş.” ile sözleşme yapılır.

Valiliğin verdiği bu parayla inşaatın yarıdan fazlası tamamlanmıştır. Yüklenici firma; “Valilikçe tahsis edilen 100 milyon liranın tamamının kullanıldığını, geriye kalan 50 milyon liranın en kısa sürede ödenmesini, aksi takdirde inşaatın durdurulacağını” bildirir.

Kalan paranın denklenebilmesi için çareler aranır. Geliri inşaatta kullanılmak üzere “kermes” düzenlenir. Bu kermese; ressamlar tablolarını, Yazarlar kitaplarını, el sanatlarıyla uğraşanlar ürünlerini bağışlayarak katkıda bulunurlar. Beş yıldızlı otellerden ve çeşitli firmalardan bağışlar toplanarak para denklenir ve yüklenici firmaya teslim edilir.
*

İnşaat tamamlanmış, sıra çatının örtülmesine gelmiştir. Bir an evvel içerisine girebilmek için Çallı Kavşağı’ndaki kiremit firmalarından satın alınan kiremitlerle binanın üstü kapatılır. Anıtlar Kurulu’ndan inşaatın kontrolüne gelen memurlar; “Çatı kiremitlerinin Kaleiçi’ne uygun ‘oluklu kiremit’le döşenmesi gerektiğini, aksi halde binanın hizmete açılamayacağını” belirtirler.

O sırada Antalya’da eski ve aslına uygun oluklu kiremit yoktur. Üretimi de yapılmamaktadır. Çatıya döşenen klasik kiremitler tek tek indirilerek (Yunus Yaşar ve Yusuf Güzel (çay ocağı çalışanı) tarafından) Kaleiçi’nde atıl durumda olan, restore edilen otel ve pansiyonlardan arta kalan kiremitler tek tek toplanarak el arabasıyla inşaat yerine taşınır. Çatı; atıl, kırık-dökük de olsa geçici olarak bu kiremitlerle kaplanır.

İnşaatın yapım işi bitmiş, “Ansan Sanat Galerisi” bir kokteyl ile hizmete açılmaya hazırdır. Açılış için ünlü bir ressamın sergisi düşünülür. Plastik sanatlarla ilgilenen ressam üyeler isim üzerinde tartışırlar. Ressam Mustafa Ayaz üzerinde görüş birliğine varırlar. Tanıyan ve nazı geçen ressamlar Mustafa Ayaz’la görüşürler. Kendisine ANSAN’dan söz ederler. Antalya’da bir sergi açmaları için ricada bulunuyorlar. Uzun bir görüşmeden sonra olumlu yanıt alırlar.

Mustafa Ayaz, tablolarını kargo ile gönderebilmesi için sigortalanmasını talep eder. Derneğin yeni kurulduğunu, ekonomik açıdan zor durumda olduklarını, tabloları sigortalamaya güçlerinin yetmeyeceğini belirtirler, ancak tabloların titizlikle korunacağı, herhangi bir zarar gelmeyeceği konusunda teminat verirler. Ressam Mustafa Ayaz ikna edilir.
Serginin açılış günü kendisine bildirilir. Tablolar açılıştan bir gün önce ANSAN’a gelmiştir.
*
Açılış günü tablolar titizlikle askılara yerleştirilirken Mustafa Ayaz girer galeriden içeri. ANSAN yönetimi “Hoşgeldiniz” diyerek masaya davet eder. Önce bir çay ısmarlanır. Ardından kahvaltı için yakında bulunan bir çorbacıya götürülür.
Sergiyle ilgili hem yerel, hem ulusal basına davetiye bırakılarak bilgilendirilir. Mustafa Ayaz tabloların askılara yerleştirilmesinde bizzat yardımcı olur. Sergi açılışı saat 18.00'dir. Sergi, Antalyalı sanatseverlerin katılımıyla ve büyük bir ilgiyle açılır.
*
Akşamın ilerleyen saatlerinde Antalya’da öyle bir yağmur başlar ki, her yeri sel götürmektedir. Derneğin idari işlerinden sorumlu Yunus Yaşar, ANSAN’nın çay ocağını işleten Yusuf Güzel’i arar. Bir taksiye atlayıp derneğe gelirler.
Dernek diz boyu sular içindedir. Alçı asma tavan hasar görmüştür. Ayaklarda çizmeler, tablolar özenle yerlerinden toplanarak üst üste konmuş iki masanın üzerine korunaklı olarak yerleştirilir. İçeri dolan yağmur suyu sabah olmadan kovalarla boşaltılır.
Sabah ilk iş, dernek pırıl pırıl temizlenerek tablolar tek tek yerine yerleştirilir. Öğleden sonra Mustafa Ayaz gelir galeriye. Göz ucuyla şöyle bir tabloları izler. Tablolar yerli yerinde. Çaylar içilirken Mustafa Ayaz, “tabloların yerleri değiştirilmiş..” derken, sözü ağzından alıp olan biteni anllatır Yunus Yaşar.

“Hem size, hem tablolara geçmiş olsun” der Mustafa Ayaz, ve söze devam eder:
“İşte böyle durumlar için sigorta yaptırıyorum tabloları” der. Başını öne eğerek üzüntülerini ifade eder Yunus Yaşar.
Çaylar tazelenir.

Sergi bitiminde tabloların tamamı vukuatsız, titizlikle paketlenmiş olarak kargoyla (sigortalı olarak) Mustafa Ayaz’a gönderilir.

SÜRECEK. DEVAMI HAFTAYA CUMARTESİ GÜNÜ.

Bu yazı toplam 325 defa okunmuştur.
Yorumlar