“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 1

YUNUS YAŞAR
17 Ekim 2026 Cumartesi 09:34
1990 yılının başları. Antalya’da yaşayan birkaç edebiyat sevdalısı arkadaşlarla birlikte “Kırkmerdiven” adlı bir “kültür, sanat, edebiyat” dergisini çıkarmaya karar verirler.
Derginin sahipliğini ve yazışleri müdürlüğünü Yunus Yaşar üstlenir. Yazı kurulunda ise Nuri Erkal, Abdullah Şanal ve Ahmet Tüzün görev alırlar. Salih Mercanoğlu “Kırkmerdiven”in teknik sorumlusudur. (Ağustos 1990)
Antalya’da yayın hayatına başlayan uzun soluklu ilk edebeyat dergisi özelliğini taşıyan “Kırkmerdiven” (daha önce Kırkgöz adlı tek sayılık bir dergi çıktığı söylense de) bu bölgede yaşayan edebiyatçılara bir pencere, bir açkı görevini üstlenir.
“Bir dergi çıkartmak başlı başına bir amaç olabilir. Düşündüğünüz bu amacı gerçekleştirmek için bir dergi çıkartmak istersiniz. Baştan kolay gibi görünür. Sonra bin bir güçlüğü çıkar ortaya. Sonra da bu güçlüklyeri azaltmaya uğraşırsınız. Sürdürmek başlamaktan zordur. Bu yanıyla aşka benzer. Belki de bir dergi çıkartmak kendine özgü bir aşkı yaşamaktır” der Erdal Atabek.
Bu aşkı yaşamak uğrunadır belki de Kırkmerdiven etrafında toplanış. Her edebiyat dergisi bir okul işlevi de görür bir anlamda. Çoğu şair, öykücü bu edebiyet dergilerinin bağrından çıkmışlardır. İlk ürünlerini bu dergilerde yayımlayarak okur kitlesine ulaşma fırsatı bulmuşlar, buralardan beslenek izleklerini ve “poetika”larını daha da genişletip şimdiki konumlarına gelebilmişlerdir.
Kırkmerdiven’in ilk dört sayısı fotokopi usulüyle Serik Postası Gazetesi’nin yayın eki olarak çıkar. 5. Sayısından itibaren müstakil ve ofset baskı olarak yayın hayatını sürdürür.
Kırkmerdiven’i yaşatmak, matbaa ve kağıt parasını karşılamak üzere Nuri Erkal, Karabayır İşhanın’nın en üst katında bulunan “TÖB-DER” lokaline uğrar, nazının geçtiği öğretmenlerden bağış toplar.
Bir elinde Kırkmerdiven, avukatların bürolarını dolaşarak dergiyi yaşatmanın çabası içindedir Yunus Yaşar. Bir gün Nuri Erkal ve Yunus Yaşar “Antalya Şiir Günleri”ni başlatmadan önce Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürü Esen Emekçil’in yanına uğrarlar. Düşüncelerini aktarırlar Esen Hocalarına. Tophanede ilk etkinliklerini yapmaya karar verirler.
Esen Emekçil’i erken yitirince Antalya Şiir Günleri’ni birkaç etkinlikten sonra sanlandırmak zorunda kalırlar.
Yunus Yaşar, Kırkmerdiven’i 11. Sayıdan sonra Nuri Erkal’a devrederek; H. Cahit Kerse ve Fazlı Yalçın’la bereber “Akdeniz Sanat” dergisini çıkarmaya karar verirler. (Mart 1991)
Erdal Atabek “sürdürmek başlamaktan zordur” demişti ya, Akdeniz Sanat Dergisi de uzun soluklu olmaz. 5. Sayıdan sonra kapanır.
*
Krkmerdiven ve Akdeniz Sanat dergileriyle başlayan bu devinim gittikçe büyür, Antalya’da yaşayan yazarları tatmin etmez olur. Bir örgüt çatısı altında toplanmaya karar verilir. Oturup tartışılır. “Antalya Sanatçılar Derneği” (ANSAN) adı altında örgütlenmeye karar verilir. Yedi kişilik “Kurucular Kurulu” oluşturulur. Bu Kurulun içinde:
Gönül Ertügel, Tecelli Sercan Sırma, Yunus Yaşar, Tuncay Neyişçi, Saffet Uysal, Osman Nuri Boyacı ve Hasan Şişli görev alırlar.
Gaçmişte DİSK içerisinde aktif görev almış, sendikacılık ve örgütçülük deneyimi de olan Yunus Yaşar’a dernek tüzüğünü yazma görevi verilir. Olağan Genel Kurul yapılana kadar dernek başkanlığına Gönül Ertükel getirilir. Diğer üyeler de dernek çalışmalarıyla ilgili görev taksimi yaparak işe başlarlar. ( Ocak 1991)
O dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren ne kadar kültür-sanat derneği varsa tüzükleri temin edilir. Bu tüzükler taranarak; edebiyat, pilastik sanatlar, sinema, tiyatro, karikatür, müzik, el sanatları vs. kapsayan bir tüzük yazılır. Birkaç hukukçu tarafından gözden geçirildikten sonra onaylanmak üzere Antalya Emniyet Müdürlüğü Dernekler Masası Şubesi’ne teslim edilir.
Bu arada dernek faaliyetlerinin yürütüle bilmesi için uygun bir mekan aranmaktadır. Dönemin Antalya Belediye Başkanı Av. Hasan Subaşı’dan randevu talep edilr. Yapılan görüşmede:
“Yerel yönetimlerin görevi sadece o kentte yaşayan insanların yol, su, köprü, kanalizasyon, park, bahçe ve temizlik ihtiyaçlarını karşılamak değildir. O kentte yaşayan insanların kültürel devcinimini de harekete geçirmektir. Antalyalı sanatçılar olarak biz; bunun eksikliğini hissediyoruz. Tüm bu eksikliklerin giderile bilmesi ve çalışmaların yürütüle bilmesi için bir mekana ihtiyacımız var. Belediye başkanı olarak sizden uygun bir mekan talep ediyoruz.Derneğimizin tüzüğünü de bir dosya halinde size sunuyoruz. Yardımcı olursanız seviniriz” denilir.“Derneğiniz için uygun bir yer konusunda nerede ne var, ne yok bir araştırayım. On beş gün sonra uğrayın” der Hasan Subaşı.
Bu arada Yunus Yaşar tarafından kaleme alınan “tüzük”, Antalya Emniyet Müdürlüğü Dernekler Masası Şubesi’nce onaylanır ve ANSAN tüzel kişilik kazanır.
Onbeş gün sonra tekrar görüşülür. Hasan Subaşı; Kalekapısı’nda geçmişte Hatay Çay Bahçesi olarak da bilinen bir süre Belediye Tanzim Satış Yeri olarak da kullanılan bahçeyi ANSAN’ın hizmetine verebiliriz. Bütün etkinliklerinizi burada gerçekleştire bilirsiniz “der.
ANSAN Kurucular Kurulu “Burası Antalya’nın en merkezi yeri. Siyaset bu. Olur ya, seçimi kaybettiniz. Yerinize “Ben bu sanatın içine tükürürüm” zihniyeti geldi oturdu. Bize en kısa sürede burayı boşaltın derlerse! Mümkünse bu mekanı Belediye Encümen Kararı ve sizin onayınızla ANSAN’a tahsis edilirse memnun oluruz. İleri de başımız ağrımaz” denilir.
Ansan Kurucular Kurulu’nun bu talebi Belediye Başkanı Hasan Subaşı tarafından uygun görülür ve en kısa sürede bahçenin kullanımı encümen karar ile derneğe tahsis edilr.
(SÜRECEK. DEVAMI HAFTAYA CUMARTESİ GÜNÜ.)
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
