KAFKASLARDA EFSANE BİR KASABA: MESTİA

YALÇIN DUMAN
23 Eylül 2026 Çarşamba 09:10
Mestia, Svaneti’nin başkenti; başkenti dememe bakmayın, Mestia bir kasaba. Yani Gürcistan’da Kafkas Dağları’nın kuzey batı tepelerinde yer alan bir yerleşim. Buraya bağlı yaklaşık on köy bulunuyor; bunların en önemlisi de Uşguli’dir. İşte Svan’lar burada yaşıyor.
Konuştukları dil Svanca. Bu dili sadece aile içinde konuşuyorlar. (kendi aralarında) Svanca; Gürcüce ve Lazca’nın kuzeni. Aynı dil ailesinden geliyor.(Kartvel) Yüzyıllar önce birbirlerinden kopmuş diller; bugün lehçe olma özelliğinden de ayrılarak artık bir dil olmuş. Şimdilerde bir Laz’ın(Megrel) ve bir Gürcü’nün, bir Svan ile konuşup anlaşması mümkün değil. Svanların da Meğrel’ler gibi resmi dilleri Gürcüce; Svanca da Lazca gibi, Unesko tarafından, “tehlike altındaki diller” kategorisine alınmış.
Mestia’ya gidebilmeniz için, önce Gürcistan’ın Batumşehrine gitmeniz, oradan Zugdidi kentine ve oradan da kuzeye doğru (Kafkas Dağları’nın tepesine doğru) ciddi bir tırmanma rotasını göze almanız lazım. Çıktığınız yer tam olarak Rusya sınırıdır. İşte Mestia’ya gitmek istiyorsanız, Kafkaslara döne döne tırmanarak çıkan ve Batum’dan itibaren sekiz saat süren bu bozuk yolları göze almalısınız. Neredeyse tek şerit; stabilize, asfalt ve beton karışımı bozuk bir yol; her yıl yapılsa da kışın üç metrelik kar ve buz yolu yine neredeyse kullanılamaz hale getiriyor.
Mestia’ya çıkarken, bu coğrafyanın bizim Artvin-Şavşat’a ne kadar çok benzediğine şaşırarak hayret ettim; tek fark, buranın bizim Şavşat’tan bir-iki gömlek daha yabanıl olması dışında..
Eğer dağlar sizi çağırmıyorsa, 2500 rakımlı yaylalar ve karlı dağlar sizin içinizde heyecanlı bir fırtına koparmıyorsa, Kafkaslar’ın mitolojik efsaneleri ilgi alanınız dışındaysa, Kafkaslarda yaşayan Gürcüler, Lazlar, Svanlar, Çerkesler, Çeçenler, Tatarlar, sizi hiç ilgilendirmiyorsa, bu yabanıl dağlara gelmenize gerek yok; deniz kenerında şezlongunuzdan mabadınızı kaldırmadan da bu hayatı sürdürebilirsiniz. En önemlisi de Mihail Lermantov’un, “Zamanımızın Bir Kahramanı” romanındaki Kafkasların büyüleyici anlatımını okumamışsanız ve onunla birlikte Daryal Geçidi’nden geçmemişseniz; ayrıca Aleksandr Puşkin’in 1829 yılında at sırtında geçerek, Daryal Geçidi’ni anlattığı “Erzurum Yolculuğu” adlı kitabını okumamışsanız, muhtemelen bu dağlar ilgi alanınız dışında kalacaktır. Ve Lermantov’un dediği gibi: Kafkasların güzelliğini orayı görmemiş birine anlatamazsınız.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
