KADIN OLMAK….

MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
27 Mart 2026 Cuma 20:45
Bir kız çocuğu olarak gelirsin dünyaya…
Daha gözlerini açtığın anda sana ait olmayan kuralların içine doğarsın.
“Böyle otur”, “şöyle konuş”, “ayıp olur”, “yakışmaz”…
Sevgiyle yoğrulmuş ama kalıplarla şekillendirilmiş bir hayat başlar.
Önce bir ailenin kızısındır.
Sonra bir kardeş…
Kıymetlisin, değerlisin, korunansın.
Sevildiğini bilirsin, hatta iliklerine kadar hissedersin.
Ama o sevginin içinde bile sana çizilmiş bir sınır vardır;
taşmaman gereken bir çerçeve…
Yıllar geçer.
Bir fidan gibi büyürsün.
Köklerin sağlam, dalların zarif…
İçinde umut, gözlerinde ışık…
Sonra bir gün biri girer hayatına.
Bir bakışla başlar her şey.
Bir sözle, bir dokunuşla…
Önce sevilirsin.
Hem de öyle bir sevilirsin ki,
kendini dünyanın en özel insanı sanırsın.
Koklanırsın, sarılırsın, değerli hissedersin.
Ama sonra…
O sevgi değişir.
İnce ince sarar seni önce.
Sonra sıkmaya başlar.
Kıskançlık diye anlatılır,
ama aslında daraltır nefesini.
“Seviyorum” diye sunulur,
ama içten içe yok eder seni.
Bir bakarsın;
o rengârenk açan çiçek gitmiş,
yerine susan, içine kapanan,
kendi kokusunu bile unutmuş biri gelmiş.
Ve o sevgi…
Bir baltaya dönüşür.
Her gün biraz daha vurur sana.
Bir sözle, bir bakışla, bir suskunlukla…
Yavaş yavaş keser seni kendinden.
Kimi kadın…
Bir gün o baltayı elinden alır hayatın.
Kendi köklerine sarılır,
yeniden filizlenir.
Ama kimisi…
Ne yazık ki kurtulamaz.
Sessizce yok olur.
Bir haber bülteninde üç cümleye sığar hayatı.
Bir fotoğraf, bir isim, bir “kadın cinayeti” daha…
Oysa o da bir zamanlar bir çiçekti.
Bir evin neşesi, bir annenin duası,
bir hayatın en güzel ihtimaliydi.
Kadın olmak…
Sadece güçlü olmak değil bu coğrafyada.
Aynı zamanda hayatta kalabilmektir.
Her gün, her an…
Görünmeyen bir tehlikeyle yürümektir.
Ve en acısı da şu:
Bir kadının en çok sevildiğini sandığı yerde
en çok zarar görmesidir.
Bu yüzden artık şunu söylemenin zamanı geldi:
Sevgi, incitmez.
Sevgi, boğmaz.
Sevgi, yok etmez.
Sevgi yaşatır.
Bir kadının solmasına “kader” demek kolaydır.
Ama o soluşun arkasındaki baltayı görmezden gelmek,
hepimizin suskunluğudur.
Artık susmamak gerekir.
Çünkü her sustuğumuzda
bir çiçek daha düşüyor toprağa.
Ve her düşen çiçekle birlikte
biraz daha eksiliyoruz insanlıktan.
Kadın olmak zor…
Ama kadınların yaşaması bu kadar zor olmamalı
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
