02 Ağustos 2026
  • Antalya26°C

“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”

YUNUS YAŞAR

01 Ağustos 2026 Cumartesi 19:54

Bir ağızdan “Cemal Süreya” diyeceğinizi tahmin ediyorum. Çünkü bu sözü edebiyat çevriminde birkaç kez yazmış ve söylemiştir. Örneğin; Mustafa Şerif Onaran 27 Aralık 2012 tarihli Cumhuriyet Kitap Eki’ndeki yazısında (sayı 1193), Cemal Süreya, “Güvercin Curnatası” adlı kitabında, Salih Bolat 10 Mayıs 2020 tarihli Gazete Duvar ‘daki “Dergiler Edebiyatın Mutfağı” adlı yazılarında özellikle söz etmişlerdir.
*
1990 yılının Nisan ayında bir gurup arkadaşla birlikte Antalya’ da Kırk Merdiven adlı edebiyat dergisini çıkarmaya karar veriyoruz.11. Sayısına dek derginin sahibi ve yazıişleri müdürlüğünü yürütüyorum. 12. Sayıda dergiyi Nuri Erkal ağabeyime devrederek dergiden ayrılıyorum.

Cahit Kerse, Fazlı Yalçın, Tecelli Sırma gibi arkadaşlarla Akdeniz Sanat dergisini çıkarmaya karar veriyoruz.

Dergiye destek çıkması ve yazılarıyla katkı sunması için Gazipaşa’daki evine Fikret Otyam’ı ziyarete gidiyoruz. Uzun hoş sohbetten sonra çıkaracağımız dergiden söz ediyoruz. Dergiye yazılarıyla katkı sunmasını rica eriyoruz.

Fikret Otyam sözü arasında “Her dergi bir gün batmak için çıkar. Heyecanınızı anlıyorum, kolay gelsin diyerek fırsat buldukça yazacağını” söylüyor. Kendisinden Akdeniz Sanat’da kullanmak üzere bir de fotoğraf istiyorum. Siyah beyaz büyük boy bir fotoğrafını veriyor.Hâlâ arşivimde saklıdır.

Akdeniz Sanat’ı ancak 5 sayı çıkarabildik. Ben daha sonra ANSAN’ın yöneticiliğini üstlendim. Cahit Kerse, “Kedi Şiir Seçkisi” ve “İnsan” dergilerini çıkarmaya başlıyor. (Ağustos 1994). Fikret Otyam bu dergiye “Hâla Yağmur Yağıyor Leyla/ Dergi Çıkarmak Üzerinedir” başlığı altında uzun bir yazı gönderiyor. Bu yazının bir bölümünde şöyle diyor Fikret Otyam:

“Yıl 1953. Dünya gazetesi o yılların çok okunan bir gazetesi. Başyazarı Falih Rıfkı Atay. Bedii Faik’in beş satırlık, ama ortalığı sarsan yazıları. Yazı işleri müdür yardımcısı ve ropörtoj yazarı olarak en güzel yıllarım. On beş günlük sanat sayfasını çıkarıyoruz Andan Benk ile. Sonra Bedii Faik’i kafaya alıp bu sayfayı katlanır sayfaya dönüştürüp dergi gibi çıkarıyoruz. Yazın dünyasının göz bebeği oluyor “Dünya Sanat Eki”.

Zaman zaman imzasız yazdığım “Okur Mektuplarına Yanıtlar”ı okudukça yerlere düşüyorum gülmekten. “Ahmet Oktay, Verin Benim Veramonumu” adlı şiirinizi aldık. Yayınlayacağız. Sizde iş var…”gibisine! Bilge Karasu”, öykünüzü aldık. Değişik bir anlatım tarzınız var. Yazmaya devam edin. Umut vaat ediyorsunuz! Daha neler neler!

Dergiler, gazeteler bir gün batmak üzere çıkarılır. Çok dergi çıkarıp bir güzel batırdım. Bu ne güzel aşktır, ne güzel bir uğraştır ey gök çadırım?”

*
Fikret Otyam’la 1998 yılında birlikte çalışma fırsatım ouyor. 1998 Ağustos ayında çıkardığımız, sahipliğini ve genel yayın yönetmenliğini Prof. Dr. Çetin Yetkin’in yaptığı, yazı işleri müdürlüğünü M. Emin Değer, Yayın danışmanlığını, Fikret Otyam, Alev Coşkun, Yılmaz Dikbaş, Pof. Dr, İnal Cem Aşkun, Prof. Dr. Suna Kili ve Orgeneral Kemal Yavuz gibi yazarların üstlendiği, idari müdürlüğünü Yunus Yaşar’ın yaptığı Müdafaa-i Hukuk dergisini çıkarmaya başlıyoruz.

Fikret Otyam’la sık sık “Anadolu’da Edebiyat Dergiciliği” üzerine sohbetlerimiz oluyor. Kendisi daha önce çıkarıp batırdığı dergilerden söz ederken, ben de Kırk Merdiven’i çıkarmak için Milli Piyango Bayiliği alıp sokak sokak gezerek kârını dergiye aktardığım günleri anlatıyorum

Üzülme diyor bana “Her dergi bir gün batmak için çıkar. Bak ne güzel anlatıyoruz o sevdalarımızı..” diyor

Daha sonraları yine bir sohbetimizde; “Cemal, her dergi bir gün batmak için çıkar sözümü yaza çize tutturdu” diyor.

Bu yazı toplam 375 defa okunmuştur.
Yorumlar