28 Şubat 2026
  • Antalya6°C

'HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL' ANISINA...

HAKAN ERCAN

27 Şubat 2026 Cuma 07:10

“Hasan Hüseyin Korkmazgil” Anısına...
Şair (4 Mart 1927, Gürün, Sivas - 26 Şubat 1984, Ankara)

 

 

 

“cırcırböceğine
cırlangıç diyorlar oralarda
                        ormanın içlerinde
mürverden yapılan pat pata da
                        patlangıç diyorlar
hey gözünü sevdiğimin türkçesi
                        ameleye ağa diyen
                        civelek türkçem benim

indik motosikletle
göller yöresi’nden antalya cennetine
hey gözünü sevdiğimin motosikleti
hey gözünü sevdiğimin ormanı - cırlangıcı
                                                    patlangıcı”

-Hasan Hüseyin, Motosiklet
(Tohumlar Tuz İçinde)
***

Bu topraklarda Türkçenin diliyle aydın bir şair olmak kolay değil, bunu söylemeliyim önce. Ve o Türkçenin diliyle, gür sesle yürekten şiirler okumak, yazmak ve emeğin ve emekçinin ve hak ve özgürlüklerin yanında olmak hiç de kolay değil, bunu söylemeliyim sonrasında da.

“Hey gözünü sevdiğimin türkçesi” diyordu Hasan Hüseyin. Ve ekliyordu da; “türkçenin yeşilinden/ yeşilin türkçesinden...”

1984 yılının 26 Şubat’ında kaybetmiştik Hasan Hüseyin’i. Barışın, kardeşliğin, insanlığın, emeğin ve Anadolu halkının şairiydi Hasan Hüseyin. Acıyı bal eyleyen şair.

Onurlu dik duruşuyla, cesaretli bakışıyla, dalgalı gür saçlarıyla, gür sesi ve geniş soluğuyla sevdiklerine içten ve şiirsellikle sarılan şairimizdi.

4 Mart 1927’de Sivas’ın Gürün ilçesinde, yoksul bir ailede doğar Hasan Hüseyin. “Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin” kitabında bulunan “Yerlerimiz” isimli şiirinde anlattığı gibi, işçi Şükrü ile ev emekçisi Gülşan’ın 8 çocuğundan biridir.

Parasız yatılı olarak ortaokulu Niğde’de, liseyi de Adana Erkek Lisesi’nde okur. Şiire olan sevdası da lise yıllarında başlar. Adana’ya çevre illerden çalışmak için gelen emekçilerin yaşamından etkilenir, genç yaşta duvar gazeteleri çıkarır, işçi pazarlarına gider, sosyal başkaldırının arasına katılır, derken 1948 yılında, daha 21 yaşında tutuklanır ve aklanıp çıkar Hasan Hüseyin.

Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü, Edebiyat Bölümü’nü bitirdikten sonra Türkçe ve müzik öğretmenliği yapmaya başlar. Önce Afşin’de (Kahramanmaraş) görev yaparken kısa bir süre sonra Göksun’a (Kahramanmaraş) sürgüne gönderilir ve ardından da Anayasanın komünizm propagandasını ve örgütlenmeyi suç sayan 141-142’nci maddelerine aykırı davrandığı gerekçesiyle 15 Mart 1951’de gece evi basılıp tutuklanır, hapis cezasına çarptırılır ve ardından da öğretmenlik mesleği elinden alınır. “Olgunlaşan Ağrı” ve “İhtiyar Karanlık” isimlerini taşıyan 2 kitap dosyasını da onu tutuklayanlar yok ederler. (1967-1975 yılları arasında Gürün’e her gidişinde, hem baba evinde hem de arkadaşlarının evlerinde bu dosyalardaki şiirlerin izlerini arar, bulur, biriktirir. Ve bulduğu şiirleri, 1976’da basılan “Koçero Vatan Şiiri” kitabına koyar. Bu kitabın ilk bölümünün adı “Olgunlaşan Ağrı”dır. 1951 öncesi şiirlerden oluşur.)

7 ay 25 gün zulümler gördüğü hapisliği bittikten sonra, asker kaçağı olarak 27 ay askerliğe alınır. Ve sonrasında da uzun yıllar işsiz kalır. Sivas’ta portre ressamlığı, arzuhalcilik, tabelacılık gibi işler yapar. İş bulma ümidiyle İstanbul’a da gider. Kalacak yeri ve parası olmadığı için köprü altlarında yatar. Ama hiçbir zaman şiiri bırakmaz.

“Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin” kitabında yer alan “Güç Olan” şiirinde “öt kuşum/ öt kuşum/ öt güzel kuşum/ eller ne derse desin/ ben sana vurulmuşum” sözlerindeki samimiyetle şiirler yazmaya devam eder Hasan Hüseyin.

1958 yılında şiirlerini “Dost” dergisine gönderir. “Türk Sanatında Yeninin Güzelin Değerlinin Dostu” şiarıyla aylık olarak yayın yapan Dost dergisinin kurucusu ve sahibi, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Salim Şengil’di. Dergiye gelen şiirleri önce Salim Şengil, sonrasında da Can Yücel kontrol ederdi. Eğer şiirler uygun görülürse dergideki sıralaması yapılır, yayınlanırdı. Ve böylelikle Hasan Hüseyin Korkmazgil’in ilk şiirleri 32 yaşındayken, 1959 yılında Dost dergisinde basılmış, ve sonrasında da Şükran Kurdakul’un kurduğu “Ataç” ve Köy Enstitüsü geleneğini yaşatmaya çalışan “İmece” gibi dergilerde de yayınlanmaya devam etmişti.

Hasan Hüseyin Korkmazgil, şiirlerinde ve kitaplarında hep “Hasan Hüseyin” adını kullandı, “Korkmazgil” soyadını kullanmadı. Kullanmamasının nedeni, Dost dergisinin sahibi Salim Şengil’in önerisiydi. İlk şiirleri Dost dergisinde yayınlanmadan önce Salim Şengil; “Soyadın Korkmazgil ile şiirlerin bugünkü iktidarı tahrik edebilir kanısındayım, yayınlanacağı sırada izin verirsen yalnız Hasan Hüseyin adını kullanalım” demişti. Şiirlerinin yayınlanacağı için mutluluk duyan Hasan Hüseyin Korkmazgil bu öneriyi kabul etti ve şiirlerinde sadece “Hasan Hüseyin” adını kullandı. Öyle ki bizler de Hasan Hüseyin Korkmazgil’i, şiirleri yayınlanmaya başladığı 1959 yılından bugünlere kadar hep “Hasan Hüseyin” diye bildik, “Hasan Hüseyin” diye tanıdık ve “Hasan Hüseyin” diye şiirlerini okuduk.

Bugün Hasan Hüseyin şiirlerini okumayan birçok kişi olabilir. Ama bu kişiler farkında bile olmadan onun bestelenen şiirlerini, türkülerini muhakkak bir yerlerde bir şekilde dinlemiştir.

Gün oldu Hasan Hüseyin’in şiirlerinde;
“ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik”

Gün oldu Hasan Hüseyin’in şiirlerinde;
“gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!” diye haykırdık.

Ve gün oldu Hasan Hüseyin’in şiirlerinde;
“aramakmış oysa sevmek
özlemekmiş oysa sevmek
bulup bulup yitirmekmiş
düşsel bir oyuncağı
yalanmış hepsi yalan
sevmek diye birşey vardı
sevmek diye birşey yokmuş” diye “Acılara Tutunduk” türküleşerek.

İçimizi ısıtan dizelerdi bunlar.
Hasan Hüseyin’in çok güzel dizeleriydi.
Mavinin sonsuzluğundan selam olsun.
Sevgi ve saygıyla Hasan Hüseyin’e...

Bu yazı toplam 486 defa okunmuştur.
Yorumlar