FENERBAHÇE'Yİ AYRI TUTALIM MI?

VEDAT GÜRHAN
19 Mayıs 2026 Salı 01:30
Bence de Türkiye’nin Futbolda 2025-26 sezonu, kara bir lekeyle sona ermiştir. 7’den 70’e çoğu insanın bu konuda hemfikir olduğu da bir gerçektir.
1986 yılında başlayan Antalyaspor ile gazeteci-taraftar birlikteliğimiz 2026’ya gelinmiş şükürler olsun ki hala devam etmektedir.
Dolayısıyla özellikle il dışından Antalyaspor sevgimizin yerini bilenler, sosyal medya aracılığıyla o “Hemfikir” dediğimiz konuyu ve üzüntülerini maçtan hemen sonra şahsıma iletmişlerdir.
Misal: Kardeşim Zafer Gürhan. Amatör de olsa eski futbolcudur kendisi. 50 yaş üzeri. Beşiktaş hayranıdır. “Abi büyük takım olarak geçinen Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’a milyon kez yazıklar olsun. Onlar masa üstünde büyükler ama ar olayında her şeyi herkes gördü.
Misal 2: Murat Karaböce. Muğla Dalamanlıdır kendisi. “Bu ülkede büyük takım diye geçinenlerin sezonun son maçında nasıl küçüldüklerini gördük ve yaşadık. Antalyaspor’a üzüldüm.
Misal 3: Bekir Küçükşahal. Muğlaspor’un eski kalecisi ve asker arkadaşım. Antalyaspor açısından bu iş son maça kadar gelmemeliydi. Yazık oldu Antalyaspor'a. Yanlış hoca seçimleri, üzüldüm gerçekten.
Ve inanın böyle sıralanıp gidiyor. Mesajların kaç tane olduğunu saymadım.
Biliyorum ki herkes sezonun son maçında büyük geçinen üç takımın sahada aldıkları skorlardan dolayı ayıplayıp, belki de içlerinde taraftarı olduklarından düne kadar gururlandıkları ekipten nefret bile etmeye başlamışlardır.
Ben dahil. Evet kendimi başa yazıyorum. Çocukluğumdan itibaren Galatasaray sempatim olduğu bir gerçek. Ne var ki Antalyaspor’dan sonra hep 4’ncü takımım olmuş ve hiçbir zaman sarı-kırmızılı bırakın forma ya da eşofmanımın olmasını, o renkleri taşıyan şapkaya dahi sahip bulunmayan birisiyimdir.
Denecek ki “4’ncü takım demekte nereden çıktı?”
Üzerine vura vura söylüyorum, birinci takımım Milli Takım. İkincisi Antalyaspor. Üçüncüsü Ortaca Gençlik ile Muğlaspor. Dördüncüsü de Galatasaray idi.
Ve dün itibariyle asla Galatasaray ismi hayatımda yer almayacak. Hiçbir başarısıyla onur, gurur duymayacağım. Çünkü onlar bendeki onur ve gururu Pazar akşamı itibariyle bitirdiler.
Karadeniz takımı olması nedeniyle Trabzonspor da öyle.
Ama Fenerbahçe takımını bu iki küçükten ayrı tutuyorum.
Hani deriz ya hep, “Yiğidi öldür ama hakkını ver” diye. 2-0 geriye düştükleri maçı 3-2’ye getirdiler. Tesadüf, yani oyuncusunun sırtına çarpan top kaleciyi konterpiyede bırakınca maç 3-3 bitti.
Bu nedenle Fenerbahçe büyüklüğünü sahada yapa bilmek adına varını yoğunu ortaya koymuştur. Sarı-Lacivertlileri bundan dolayı ayrı tüyüyorum.
Ama Şampiyonluğuyla gurur duyan Galatasaray’ın son maçına şaibeli kadroyla maça çıkmaya hakkı olamaz. Olursa da her türlü suçlamaya maruz kalır, senin şampiyonluğun da balon olup uçar gider.
Trabzon maçını söylemeye bile gerek yok. Her şey kupa maçı öncesi ve sonrası belliydi. Nitekim söylemlerin tamamı sahada tescillendi.
Antalyaspor düştüğü için tüm bunları dile getirmiyorum. Aynı konumda hangi ekip olsaydı inanın fikrim aynı olurdu.
Ama buraya kadar tamam da, Antalyaspor’u düşürenler Antalyaspor’un orta göbeğindedirler. Bu takımın ligde kalmayacağı aylar öncesinden herkes tarafından dile getirilmiştir. Nedeni de Hiçbir zaman güven duyulmayan yönetimdir. Eğer ki iş son maça kadar geldiyse bunun da nedeni Kırmızı-Beyazlı ekibin rakiplerinin aldığı sonuçlar, Antalyaspor’un da alamadığı sonuçların neticesidir.
Bilmem anlatabildim mi?
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
