EY HAYAT! SEN NELERE KADİRSİN..

YUNUS YAŞAR
03 Ekim 2026 Cumartesi 11:01
Tarih 4 Aralık 1981. İstanbul Selimiye'de idamla yargılanıyorum. Mübaşir adımı okuyor. Sorgucunun önündeyim.
Sorgucu hiddetle masaya vuruyor; Ben senden daha iyi devrimciyim! diyor. Şaşkınlıkla yüzüne bakıyorum!
Ne bakıyorsun? diyor. Siz sözde devrimciler, bir kümbetin içine sokmuşsunuz başınızı, akşama kadar “Marksist, Leninist” teoriler üretiyorsunuz. Ülkeyi sadece o kümbetten ibaret sanıyorsunuz. Ben çoktan çıkardım başımı o kümbetin içinden ve ülkenin o kümbetten ibaret olmadığını öğrendim. Sizin varoş dediğiniz, benimse kenar mahalle dediğim yerlerden geliyorum ben. Her akşam devrim yapacakmış gibi yatıyorsunuz, her sabah hüsranla kalkıyorsunuz. Kardeşim bin yıl da geçse, siz bu kafayla bu ülkede devrim yapamazsınız.
Ben böylesi lafları Antalya'da ilk gözaltına alındığımda da dinlemiştim sorgucudan diyorum, CIA/ABD beyninizi boşaltmış sizin, emperyalist düşüncelerden oluşan şablon lafları beyninize şırıngalamış. Hep aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsunuz. Beni Diyarbakır'a gönderseniz eminim oradaki sorgucu da noktası virgülüne aynen bunları tekrarlayacak.
Kes sesini! diyor sorgucu, yanındaki jandarmaya dönüp;Atın hücreye!
*
Hücredeyim.
bir yanım sanık sorgulamada
bir yanım gül yüzlü yurdumda gezgin
çıkınımda bir damla ağıt
bir çıngı sevda
selam tüm yaren utkulara..
kara gömütlerde yatağan ülkem
uğunur arından.
kıran kırana kabarır maya;
öpüşmeye, pişmeye
sabahın siyahında..
bir yanım uyur uyanık,
bir yanım apansız düşerdi sisli yollara
gri donuk ve bulutsu
ufuklardan çekebilmek için
sıvanmış güneşin ıslıklarını
dehşetin zıvanasında bir hükmün
sormak için hesabını.
artık bellemişti yerimi
tüm donmuş yalnızlıklar
ansızın ölümlerle
korkularla yangınlarla
gök erik buruğu acımsı
sızım sızım kuşatması
bu bir hesaplaşmadır
acıyla işkenceyle dirençle
alışmaktır dövüşe.
*
bir umut sesiyle boğuyor beni her akşam
kuru anız sarısı bu çocuk.
ilenç mi ağzındaki salyalar,
sebil mi gözyaşların
işliğini ıslatıyor ya a çocuk
soğuk yükselen bu duvarlar
çılgın arsız demir kapı
bu tel örgü yerine
bir çiçeklik, bir çocuk parkı
salıncaklı oyuncaklı...
yapılsaydı!
olsaydı ya!
olsaydı..!
*
Gün oldu devran döndü, Antalya'da ilk gözaltına alındığım Jandarma Merkez Komutanlığı yıkılıp, tel örgüler söküldü. Yerine bir çocuk parkı yapıldı. Salıncaklı, oyuncaklı. Ağaçları birbirine kucaklı. Ve içine bir de sanat galerisi inşa edildi.
Şimdilerde her yıl içerisinde sergiler açıyor, kitaplarımı imzalıyorum.
Ey hayat! Sen nelere kadirsin..
*
Kaynak:
* Çok Sesli Ağıtlar / Yunus Yaşar, Akdeniz Kitabevi/ 1984
* MERİ / Biz Bu Bağın Üzümüyüz, Yunus Yaşar, S’imge Yay, 2019
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
