25 Ocak 2022
  • Antalya4°C

DEVLET VE ÖZGÜRLÜK

Ergün Efe

22 Nisan 2021 Perşembe 00:06

 

 

İnsanlar savaşmayı marifet sanır, oysa en büyük devrim insanın evvela kendisi ile savaşmayı sonlandırmasıdır.

 

Dünya’nın haline bir bakın lütfen. Daha kendi aklı ve ruhu ile barış sağlayamamış negatif hırslı kişilerin “Dünyaya barış getireceğim” diye meşgul ettikleri mevkilerin sonucu şu güzelim Dünya bu halde değil mi?

 

Konfüçyüs’ün güzel bir nasihatıdır, der ki:

 

“İdari konumlara insanları seçerken, içlerinden bilgili ve erdem sahibi, ama en isteksiz olanları memurluğa seçin, çünkü bilgili insanlar doğru yönetir ve ancak erdemli olanlar yüz kızartıcı işlere bulaşmaz, zamanı geldiğinde isteyerek giderler.”

 

Peki, bizler Konfüçyüs’ün dediği

gibi seçer miyiz? Üzgünüm ama, bizler bizden daha üstün vasıflara sahip olanları pek sevmeyiz, daha çok kendimize benzeyene reyimizi veririz.

 

Herkes kendi kozasını evren sanmaktadır. Oysa, insanların içine doğduğunu tam olarak tanımlamadan savunmaya kalkması marifet değil, çiğliktir. Önemli olan ikinci doğumu gerçekleştirmektir. İkinci doğum demek, akıl kemale erince  insanın kendi aklı ve vicdanı ile hesaplaşıp, yeniden doğması demektir. 

 

Dücane Cündioğlu: “Devlet cemal ise, kemal yaşanmışlığıdır, yani tozu... Toz bırakmadık, en büyük sorunumuz bu. Toz tarih bilincidir. Belleğini kaybedenler çağının tarihini oluşturmak yerine, geçmişte ki tarihe özenir. Hakikat sıradan halkın işi değil, ama zeka yolu ile halka iyi bir yaşam sunulabilir. İman aşk, devlet ise evlilik gibidir. Kurumlarda aşk olmaz, düzen olur. Düzen ise aşk ile değil, ancak akıl ile yönetilebilir.” der. (Ne kadar doğru tespitler.)

 

Çünkü, geriye doğru giderek ilerleyen hiç bir toplum yoktur. “Devlet tecrübesi” denilen şey Tarihsel bellektir. Ondan istifade etmek ile oraya geri dönme arzusu aynı şey değildir. Tozlarımıza sahip çıkmalıyız, ama geriye gitme özentisi ahmaklıktır. Ben açıkcası aklı özgürleşmemiş bir kişinin ne ideolojisinin ne de inancının sağlıklı olacağını düşünmüyorum.

 

Koca bir Devlet adaletli olmadan ayakta duramaz. Adalet ise arzu, öfke, düşünme ve his kontrolü ile sağlanır. Bunu terazide tutmanın topluma yansımasıdır “adalet” denilen kavram. İman sadakat, akıl liyakat gerektirir. Onun için, Devlet yönetiminde sadakat değil, liyakat esas alınmalıdır, aksi taktirde devlet yönetilmez hale gelir.

 

Ergün EFE

 

ergünefe@live.de

#ergünefe

Bu yazı toplam 4982 defa okunmuştur.
Yorumlar