24 Ocak 2026
  • Antalya8°C

COP31: ANTALYA’DA MEKAN TARTIŞMASI BİTMEDEN ZİRVE BAŞLAR MI?

SÜLEYMAN EKİN

14 Ocak 2026 Çarşamba 23:01

Antalya, Kasım ayında dünyanın iklim gündemine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı, yani COP31…
196 ülkeden on binlerce temsilci, diplomat, bilim insanı ve gazeteci Antalya’ya gelecek. Bu zirve, yalnızca iklim değil; Türkiye’nin uluslararası itibarı, Antalya’nın kent markası ve yerel ekonomi açısından da tarihi bir fırsat.
Ama daha zirve başlamadan, Antalya kamuoyunun aklında tek bir soru var:
COP31 neden ANFAŞ değil de EXPO2016 alanında yapılacak?
Bu soruyu sormak kimse için lüks değil, aksine bir kent hakkıdır.
ANFAŞ, Antalya’nın fuarcılık hafızasıdır.
Yıllardır ulusal ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmış, otellerle, havalimanıyla ve şehir içi ulaşım ağlarıyla entegre, büyük kapalı alanlara, basın merkezlerine ve toplantı salonlarına sahip bir merkezden söz ediyoruz. Kısacası; böyle bir zirve için “hazır” bir yapı.

EXPO2016 alanı ise büyük hayallerle yapıldı ama yıllardır potansiyelinin çok altında kullanılıyor ve hala atıl durumdadır. Bugün orası ulaşım, altyapı ve lojistik sorunlarıyla anılıyor. Sürdürülebilirlikten söz edilen bir iklim zirvesinin, yıllardır atıl kalan bir alanı apar topar canlandırma çabasıyla ilişkilendirilmesi, ister istemez çelişki yaratıyor.
İnsan sormadan edemiyor:
Bu tercih gerçekten teknik bir zorunluluk mu, yoksa uzun süredir tartışılan EXPO2016 alanına yeniden “ANLAM KAZANDIRMA” isteği mi?
İşin bir de kurumsal boyutu var.
ANFAŞ’ın en büyük ortakları arasında Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası da bulunuyor. Kent ekonomisini, ticareti ve fuarcılığı temsil eden bu kurumların; böylesine büyük bir organizasyonda ANFAŞ’ın tamamen devre dışı bırakılmasını görmezden gelmesi, kamuoyunda ciddi bir soru işareti oluşturuyor.
Bu noktada Sayın Valimizin devreye girmesi gerektiğini düşünenlerin sayısı az olmasa gerek. Çünkü mesele, bir kurumun değil, Antalya’nın tamamının meselesidir. Böyle bir kararın; teknik raporlar, ulaşım ve güvenlik analizleri, maliyet ve verimlilik karşılaştırmalarıyla kamuoyuna şeffaf biçimde anlatılması artık zorunluluktur.

Yetkililer COP31’in Antalya esnafına büyük katkı sağlayacağını söylüyor. Elbette sağlayacaktır. Ancak bu katkının kime, nasıl ve ne ölçüde dağıtılacağı da önemlidir. ANFAŞ çevresinde yıllardır fuarlarla ayakta duran esnafın, organizasyon firmalarının ve binlerce çalışanın bu tablonun dışında bırakılması, “kazanan-kaybeden” dengesini tartışmalı hale getiriyor.
COP31, Türkiye’nin iklim diplomasisinde vitrini olacak.
Ama vitrinin camı ne kadar parlak olursa olsun, arka plandaki tercihler sorgulanıyorsa bu başarı gölgelenir.
Antalya bunu hak etmiyor.
ANFAŞ gibi hazır, işleyen ve kentle bütünleşmiş bir yapı varken; COP31’in neden yıllardır atıl durumda olan EXPO2016 alanına taşındığı sorusu, yanıt bekliyor.
Ve bu yanıt, sadece Antalya’nın değil, kamuoyunun da hakkı.

whatsapp-image-2026-01-14-at-22-59-43-1.jpeg

whatsapp-image-2026-01-14-at-22-59-43.jpeg

Bu yazı toplam 897 defa okunmuştur.
Yorumlar