BİR SAİT MADEN VARDI

AHMET İLBARS
12 Ekim 2026 Pazartesi 23:32
Kitaplığınızdan bir edebiyat kitabını çekin ya da bir şiir kitabının kapağını aralayın; büyük olasılıkla Çorumlu bir sanatçının parmak izine dokunuyorsunuzdur. Varlık’tan İş Bankası’na, Adam Yayınları’ndan Türk Dili dergisine kadar binlerce kitabın kapağında, çizgisinde ve dünya şiirlerinin Türkçe dizelerinde hep onun adı vardır. 1931 yılında Çorum’da, kentin köklü ailelerinden Madanoğlularının bir çocuğu olarak dünyaya gelen Sait Maden; şairliği, ressamlığı, çevirmenliği ve grafik tasarımcılığıyla kültür dünyamızın sessiz ama çok değerli bir ismidir.

Onun sanatındaki o erken gelişen derinlik, henüz küçük bir çocukken Çorum sokaklarında filizlenmeye başlar. İlk ve ortaokulu Çorum’da okuyan genç Sait, ortaokulun ilk yıllarında aruz öğrenip divan ve halk şiiriyle buluşur; Osmanlıca öğrenir. Üstelik o yıllarda Türkçe çevirisini okuduğu Charles Baudelaire’i aslından okuyabilmek tutkusuyla kendi kendine Fransızca çalışmaya başlar. Ortaokuldaki resim öğretmeni Reşat Eroğlu’nun onun yeteneğini fark edip yüreklendirmesiyle lise öğrenimini yarıda keserek İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girer ve kaderin güzel bir cilvesi olarak, yine Çorum sevdalısı bir usta olan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi olur.
Çorum’da atılan o ilk tohumlar, kısa sürede edebiyat dünyasını sarsacak meyveler verir. Henüz 18 yaşındayken, 1949 yılında Varlık Yayınevi’nin açtığı çeviri şiir yarışmasında Baudelaire’in Hüzün ve Serseri şiiri çevirisiyle birincilik ödülünü kazanır. O günden itibaren Fransız gerçeküstücülerinden Lorca’ya, Mayakovski’den Neruda’ya, Aragon’dan Octavio Paz’a kadar dünya şiirinin en büyük ustalarını kuyumcu titizliğiyle dilimize kazandırır. İnsanlığın beş bin yıllık şiir serüvenini derlediği Şiir Tapınağı yapıtıyla Türkçe edebiyata bir hazine bırakır. Kendi yazdığı şiirlerde ise zengin simgelerle değer kargaşası ve kimlik bunalımı yaşayan çağdaş insanın derin sarsıntılarını sorgular.

Ancak Sait Maden’in bir başka öncü yönü, Türk yayıncılığının görsel mimarı oluşudur. Grafik tasarımın henüz bağımsız bir sanat dalı sayılmadığı yıllarda, kurduğu atölyede ürettiği özgün yazı karakterleri, leke dengesi ve simgesel görsel diliyle kitap kapağını “ticari bir ambalaj” olmaktan çıkarıp bir sanat eserine dönüştürür. Avrupa sanat dergilerinde çalışmalarına yer verilen ustamız, sadece çizmekle kalmamış; Anadolu Yazıları adlı derinlikli çalışmasında Hitit öncesinden günümüze bu topraklarda kullanılan çivi yazısından hiyeroglife, Osmanlı hat sanatından Latin alfabesine kadar yazının evrimini ve estetiğini araştırmıştır. Çorum ve Hitit coğrafyasından aldığı o kadim mirası, çağdaş grafik sanatının zirvesine taşımıştır.

2013 yılında aramızdan ayrılan Sait Maden, hayatı boyunca gösterişten, gürültülü edebiyat polemiklerinden uzak durmuş; ürettiği binlerce eserin gölgesinde kalmayı seçmiş bilge bir sanatçıydı. Kitaplarımızın kapağındaki o zarif çizgide, okuduğumuz dünya şiirlerinin dizelerinde Sait Maden’in ruhu yaşamaya devam ediyor. Onu hatırlamak ve bu topraklara kattığı estetik mirasa sahip çıkmak, onun bıraktığı o ince ışığı yarınlara taşımaktır.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
