26 Mayıs 2026
  • Antalya21°C

BİR BAYRAM VARDI; KAPILAR DA GÖNÜLLER DE AÇIK OLURDU...

DERYA DEMİR

26 Mayıs 2026 Salı 09:54

Kurban Bayramı'na saatler kala, insanın içini en çok özlem dolduruyor…

Çocukluğumuzun bayramları geliyor aklımıza… Şimdiki gibi aceleye sıkışmış değil; kokusu olan, sesi olan, kalbi olan bayramlar…

Sabahın çok erken saatinde annelerin telaşıyla başlardı her şey. Mutfaktan yayılan kavurma kokusu, ütülenmiş bayramlıkların sandalyeye özenle bırakılması, babaların “Hadi geç kalacağız” sesi… Sokaklarda yankılanan bayram namazı dönüşü selamlaşmalar… Kapısı kilitlenmeyen evler… Çocuk kahkahaları… Büyüklerin elini öperken avuç içine sıkıştırılan harçlıkların verdiği tarifsiz mutluluk…

Eskiden bayram demek biraz da “birlik” demekti.

Küsler barışır, uzaklar yakın olurdu.

Şimdi aynı sofrada oturup birbirine uzak kalan insanlar var. Aynı evde ama farklı ekranlarda yaşayan kalpler var…

Oysa bayram; sadece yeni kıyafet giymek değil, eski sevgileri hatırlamaktı.

Bir anneannenin başını okşamasıydı bayram…

Dedelerin cebinden çıkan naneli şekerdi…

Mahallede kapı kapı dolaşıp toplanan çikolatalardı…

Akşam olunca yorgun ama mutlu uyumaktı…

Bugün birçok şey değişti.

Kalabalık sofralar küçüldü…

Fotoğraflarda kalan insanlar çoğaldı…

Eskiden sesini duyduğumuz bazı büyüklerimizin mezarına gidiyoruz artık…

Belki de insan bayramlarda en çok geçmişe sarılıyor. Çünkü geçmişte kalan o samimiyetin yerini hiçbir şey tam dolduramıyor.

Bu Kurban Bayramı’nda belki yeniden hatırlamamız gereken şey tam da bu:

Bir telefon açmak…

Bir gönül almak…

Uzun zamandır gidilmeyen bir kapıyı çalmak…

Çünkü bayram, aslında insanın insana yeniden yaklaşmasıdır.

Ve ne olursa olsun…

Çocukluğumuzdaki o eski bayramların sıcaklığı hâlâ içimizin bir yerinde yaşamaya devam ediyor.

Herkese sevdikleriyle, kalpten hissedilen bir bayram diliyorum…

Eski bayramların ruhunu kaybetmediğimiz nice güzel bayramlara…

 

Bu yazı toplam 232 defa okunmuştur.
Yorumlar