BİR ANNE İÇİN EN GÜZEL DÖNÜM NOKTASI

ŞAFAK ÇELİK
30 Eylül 2026 Çarşamba 11:24
Bazı insanlar hayatınıza gelir ve sadece hayatınıza değil, kaderinizin yönüne de dokunur.
Benim hayatımda o insanlardan biri, hatta en özeli, oğlum Batuhan’dır.
Bugün onun doğum günü…
Belki bir annenin evladının doğum gününde yazabileceği en zor yazıdır bu. Çünkü insan evladını anlatmaya başladığında kelimeler yetersiz kalıyor. Hele ki o çocuk, hayatınızın en zor günlerinde dünyaya gelmiş ve gelişiyle hayatınızın yönünü değiştirmişse…
Batuhan, sen dünyaya geldiğinde hayatımız kolay değildi.
Seni çok zor günlerin içinde kucağıma aldım. Geleceğin ne getireceğini bilmediğimiz, ayakta kalabilmek için çok mücadele ettiğimiz zamanlardı. Ama sen geldin ve sanki hayat bize yeniden “devam edin” dedi.
Senin doğumunla birlikte hayatımızda güzel bir değişim başladı.
İşlerimiz yoluna girdi. Kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya başladık. Çok çalıştık, mücadele ettik, düştük, kalktık ama sonunda güzel işler başardık.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum:
Sen sadece benim oğlum olarak doğmadın; aynı zamanda hayatımıza umut olarak doğdun.
Çocukluğun ise başlı başına bir hikâyeydi.
Başarılı bir öğrenciydin ama bir o kadar da yaramazdın. Hem de öyle sıradan bir yaramazlık değil!
Bazen yaptıklarına bakıp, “Allah'ım, bu çocuk büyüyünce ne olacak?” diye düşündüğümü hatırlıyorum.
Bilgisayara olan merakın, zekân, sürekli yeni bir şeyler denemen… Bazen seni izlerken “Bu çocuk mucit olacak galiba” derdim.
Bir de mizahın vardı.
Taklitlerin, esprilerin, insanları güldürme şeklin…
Seni kızdırmak mümkün değildi; çünkü iki dakika sonra yaptığın bir şeyle herkesi güldürürdün.
İçimde hep bir düşünce vardı:
“Bu çocuk sanatla buluşmalı.”
Çünkü sende sadece zekâ değil, yaratıcılık da vardı.
Kendi kendine gitar çalmayı öğrenmen bile bunun bir göstergesiydi. Bir şeye merak sardığında peşinden gider, araştırır, uğraşır ve öğrenirdin.
Sonra hayat seni başka bir yola çıkardı.
Aşçılık…
Belki çocukken senin için hayal ettiğim sanatçı yolundan farklıydı ama aslında yine aynı Batuhan vardı karşımda:
Merak eden, öğrenen, deneyen ve kendine yeni bir yol açan Batuhan…
Bugün ise artık çocukluğundaki o yaramaz çocuktan çok daha farklı bir noktadasın.
Kendi hayatını kuruyor, kariyerin için mücadele ediyor, yeni hedefler belirliyorsun.
Yurtdışında güzel bir kariyer yapmak, kendini geliştirmek, işinde yükselmek ve kendi hayallerini gerçekleştirmek istiyorsun.
Şimdi gurbettesin.
Ben ise bazen seni özlüyorum.
Bir annenin evladını özlemesi başka hiçbir şeye benzemiyor. Mesafeler ne kadar uzun olursa olsun insanın aklı hep onda kalıyor.
“Acaba bugün nasıl?”
“İyi mi?”
“Mutlu mu?”
“İstediği yere ulaşabilecek mi?”
Ama bütün bu soruların arasında içimde çok güçlü bir duygu var:
Gurur.
Çünkü seni görüyorum.
Her geçen gün kendini biraz daha geliştirmeni, başarılarına yenilerini eklemeni, bulunduğun yerde yükselmeni görüyorum.
Ve biliyorum ki daha yapacak çok şeyin var.
Daha gerçekleştireceğin hayallerin, çıkacağın yollar, ulaşacağın hedeflerin var.
Ben de bir anne olarak, uzaktan da olsa seni izlemeye, seninle gurur duymaya devam edeceğim.
Ve bir gün…
İnşallah çok uzak olmayan bir zamanda aynı sofrada yeniden buluşacağız.
Sen bana yaşadığın güzel şeyleri anlatacaksın.
Ben de seni dinlerken yine çocukluğundaki gibi yüzüne bakıp içimden:
“İyi ki doğmuşsun oğlum…”
diyeceğim.
Belki anneler evlatlarına hayat verirken, farkında olmadan evlatları da annelerine yeniden hayat veriyor.
Sen bana bunu öğrettin Batuhan.
Sen benim yalnızca oğlum değilsin.
Sen hayatımın en güzel dönüm noktalarından birisin.
Bugün doğum günün.
Ben senden büyük başarılar bekliyorum, evet…
Ama her şeyden önce iyi bir insan olarak kalmanı.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
