25 Ekim 2026
  • Antalya23°C

BAYRAM GELİRKEN

NURİ SEZEN

25 Ekim 2026 Pazar 11:41

 

Yıllardır coşkuyla kutladığımız bayramlar, korkarım yine bilmem ne günü gibi gelip geçecek. Yüz yılı aşan Cumhuriyetimiz bazıları için “ne hıyrını gördük” denen bir şey. Vatandaş her derdi; eğitim, ekonomi ve tüm kaygılarının sanki Cumhuriyetin eseriymiş gibi bir algı içinde. Kendi kendini yönetemeyen bir halkın sıkıntısıdır bu!

Cumhur adı üzerine halk demek. Halkın kendi kendisini yönetmesi oluyor cumhuriyet. Halk kendi kendini nasıl yönetir? Seçimle seçtikleriyle. Kötü seçim kötü sonuç. Şaşmamalı. Albenisi, hitabeti, cakası, ikna yeteneği, parası, çevresi, dayısı olanlardan seçilir çoğunlukla. Hele liderin adamıysa muhakkak. Seçtiklerine kul, kuyruk olur halk. Vatandaşlık halidir bu! Abartmadan söylemeliyim; istense de değiştirilmesi zor bir ağdır bu. Düşünebiliyor muyuz; kolayca değiştirilebilen yasalar, değiştirilmesi teklif bile edilemeyen anayasa maddeleri zorlanırken Siyasi Partiler Yasası hiç değişiyor mu, gündeme geliyor mu? Ağalık düzeninde ağalarhiç aleyhlerine olan bir değişime yol verir mi?

Cumhuriyet cumhura (halka) hizmetken, siyasi partilerin halk ve devlet çıkarlarından ziyade parti çıkarlarındaki kapışmalarıne kadar cumhuriyet?

Diyelim ki böyle olmuyor. Kaldıralım bu cumhuriyeti! Kaldıralım da yerine ne koyalım?

Biz kendi kendimizi yönetemiyoruz bizi yönetecek bir ülke (mandacı), lider (kral), hanedan, sınıf ya da seçkinlerden (jakoben) oluşan bir grup (kim seçecekse) olsun diyelim.

Bunların hepsi geçmişte denendi, bazı ülkelerde hala deneniyor. Bir de bazı cemaat gruplarının arzusu, şeriatla yönetimi (molla yönetimi) var. Kur’an’ı Anayasa gibi görsek, hangi efendinin yorumuna bağlanacağız? Cenab-ı Allah’ınbile kullarını mecbur etmediği tek inanca herkesi nasıl mecbur edebileceğiz. Kan gövdeyi götürsün mü?

Tarih gösteriyor ki, dikta ile gelen dikta ile gidiyor. Padişahların her sülbü dirayetli olamıyor., sınıflar bütünü temsil edemiyor, elitler hep elit, halkçı olamıyor. Bu yüzden yönetimde bir türlü süreklilik sağlanamıyor “Padişahım çokyaşa!” demek yerine, “Türk Milleti çok yaşa!” demek daha uygun değil mi?

Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. İnsan olma onurumuzu ayaklar altına almadan cumhuriyetin faziletolduğuna inanalım. ONURLU İNSANLARIN REJİMİDİR CUMHURİYET VE DEMOKRASİ.  Hata yapa yapa, doğrusunu öğrene öğrete aydınlatır cumhuriyet. Sabırla. Başka çıkış yolu yok!

Arzular zamanla rayına girer, demokrasi biraz zaman ister.

Her bir vatandaşımızı adam yerine koyamamışsak, Cumhuriyeti tutturamamışız demektir.

Mustafa Kemal’in dediği gibi:

“Cumhuriyet fazilet ve ahlaka dayalı bir idaredir. Cumhuriyet bir fazilettir. Sultanlık korku ve tehdide dayalı bir idaredir. Cumhuriyet idaresi faziletli ve namuskar insanlar yetiştirir.Sultanlık korkuya tehdide dayalı olduğu için korkak, zelil, tembel, rezil insanlar yetiştirir. (15 Ekim 1925

Türk Milletinin şiarına en uygun idare Cumhuriyet idaresidir. (1924)

Ebediyete akıp giden her yıl, daha bir canlı, daha bir yürekten kutlansın. İsteriz.

Herkese kutlu olsun!

Bu yazı toplam 216 defa okunmuştur.
Yorumlar