ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNE

YUNUS YAŞAR
10 Ekim 2026 Cumartesi 18:48
KKM Yayınları’nın sahibi, yazar, değerli arkadaşım Alaattin Topçu 16. Antalya Cam Piramit Kitap Fuarı’na yayıncı olarak tatıldı. 5 Ekim 2026 Pazartesi günü “facebook” sayfasında kitap fuarıyla ilgili aşağıdaki yazıyı paylaştı.
“Bu basit bir afiş değildir. Caka satmak da değildir. Aslen bir değerbilirliktir. Ünlü ünsüz, çoksatar veya özsatar/azsatar mevzusu değildir. Emeği anlamaya çalışmaktır. Neye yatırım yapıyorsan, onun gereklerini en iyi şekilde yerine getirmektir. Yayıncıları, yazarları fuar düzenliyorum diye tiye almak değildir. Fuarların asli unsurları fuar organizatörleri veya belediyeler değildir; yayıncılar ve yazarlardır. O nedenle buradan aldığımız gücü doğru yerde, doğru zamanda ve en doğru eylemle şekillendirmek durumundayız. Aksi halde fuar paragözleri de belediye kültür müdürlükleri veya bütçe organizatörleri de bizi meşhur ironideki gibi yani "koyun" sanırlar, sağarlar... Bir de tepeden tepeden afra tafra yaparlar... Hadi oradan köftehorlar!... Ayaattin Topçu”
*
50 yılı aşkındır Antalya’da yaşayan, Antalya “kültür ve sanatını” yakından izlemeye çalışan, Antalya kültür ve sanat hareketlerini; “Fotoğraf Aralığından/Anılar Galerisi”, “Edebiyat Söyleşileri/Anılar Galerisi 2” ve “Anılar Galerisi 3” olmak üzere 3 ciltlik kitapta toplayanbiri olarak bu paylaşımına kayıtsız kalamazdım.
Yazısının altına şunları not düştüm:
Yerel yöneticilerin grevi o kente yaşayan insanların yol, köprü, su, çöp ve atık ihtiyaçlarını gidermek değildir. O kente yaşayan insanların “kültürel devinimini” de harekete geçirmektir.
“Kültür, sanat, fuarlar, festivaller, söyleşiler, paneller.. gibi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri çeşitli mekanlarda Kitap festivalleri düzenliyorlar. Ancak katılan yayıncıları; birer müşteri, birer “kâr/kazanç kapısı” olarak görüyorlar. Organizatörler aracılığıyla işletilen fuarlar bu anlayışla iş tuttukları için; “stantları” büyük büyük paralarla kiraya veriyorlar. “Bir kamu/kültür hizmeti” olarak görmüyorlar, katılan yayıncılar da onlar için birer kiracı.
Yayıncıların fuar süresince ihtiyaçları sorulmuyor, fuara katılan yazarların şehir düzeyinde duyurulması, “afiş”lenmesi yapılmıyor. En azından yayınevlerinin “imza/söyleşi”etkinlikleri için davet ettikleri yazarların “konaklama, yeme içme” ihtiyaçları karşılanması beklenirken, yayınevlerinin üzerine yıkılıyor. Böylece yayınevleri bir umutla geldikleri “kitap fuarları”ndan çoğu zaman zararla ve hüsranla dönüyorlar.
Fuara katılan yayınevleri, yerel yöneticiler tarafından tek tek ziyaret edilerek onurlandırılmıyor, görüş/öneri ve düşünceleri alınmıyor, ihtiyaçları sorulmuyor..
O kente yaşayan yerel yazarlar, kültür ve sanat dernekleri, kuytularda, köşe bucakta kalmış yerlere sıkıştırılarak dar alanlarda etkinlik yapmaları isteniyor. Bunu da bir “lütuf”olarak görüyorlar.
Kaldı ki; Antalya’da yaşayan yazarlar yıllardır verdikleri mücadele sonucunda kitap fuarlarında yer almaya başladılar.
“Bu kadar yer verdiğimize şükredin” der gibi geçiştiriyorlar. Küçümsedikleri ya da yok saydıkları o yerel yazarlar; hiçbir ilgi/yakınlık/destek görmeden yıllardır o kentte vardırlar, kendi gayret ve çabalarıyla üretmeye devam etmektedirler. Kentin kültür ve sanat hareketlerini canlı tutmaya çalışmaktadırlar.
Burnunun ucunda, elini uzatsa omzuna dokunacak kadar yakın olan yerel yöneticiler, istediği kadar görmezden gelsinler, yok saysınlar, küçümsesinler.. Onlar yokken de vardılar, ürettiler.. Onlar gittikten sonra da var olacaklardır, üretmeye devam edeceklerdir.
Yerel yöneticiler "kültür ve sanat hizmetleri"ni kendilerine yük olarak gördükleri sürece "Ben bu sanatın içine tükürürüm" zihniyetinden ne farkları kalıyor?
Böylesi yazıları 1970'li yıllardan bu yana kaç kez yazdım, hatırlamıyorum.
Yine de yazmaya devam edeceğim.
Sabırla.. inatla..
y.y.
Bakınız:
*Antalya Şiir Terasları, Yunus Yaşar, S’mge Yay, 2019
*Anılar Galerisi 3 , Yunus Yaşar, Klaros Yay, 2026
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
