19 MAYIS 1919’DAN 2026’YA: RUHUN VE AKLIN KURTULUŞU

IŞIK YARGIN
16 Mayıs 2026 Cumartesi 23:43
Cumhuriyet üzerine sadece yıl hesabı yapmanın, kutlamaları sadece törenlere hapsetmenin artık bir anlamı yok. Çünkü 19 Mayıs 1919, sadece bir geminin Samsun’a varışı değil; felsefi spekülasyon geleneği zayıflatılmış bir toplumun, kendi kaderini eline alma iradesinin ve "fikri hür" bir gelecek inşasının başlangıcıydı. Bugün, 2026’nın dijital ve karmaşık dünyasında, eğer hâlâ birbirimizden ödünç aldığımız kalıplaşmış sözcüklerle vatanseverliği anlatıyorsak, o büyük yürüyüşün derinliğini tam olarak kavrayamamışız demektir.
Sosyal antropologların "kültür" dediği o yaşayan mekanizma, bizde maalesef zaman zaman fikir dağınıklığına ve sosyal medyanın yüzeyselliğine yenik düştü. Bir imparatorluğun öz cevherinden milli bir irade uyandırarak kurulan bu yeni devlet, sadece bir sınır çizmedi; yepyeni bir hüviyet yarattı. 19 Mayıs ruhu, işte bu hüviyetin; yani "yenilgiyi kabul etmeyen akılcı damarın" adıdır.
Geç mi Kalınmıştır?
Asla. Ancak yüzeysel ve güzel sözler söyleyerek yetinemeyeceğimiz bir dönemeçteyiz. 2026 dünyasında Kurtuluş Savaşı artık sadece cephelerde değil; laboratuvarlarda, yapay zeka algoritmalarında, sürdürülebilir enerji projelerinde ve özgün felsefi düşünce üretiminde veriliyor. Cumhuriyetimizin yaşının başının üzerine konuşulacak dönemi çoktan geride bıraktık. Şimdi, her problem karşısında üretilen o "kısa vadeli, pratik" çözümlerden vazgeçip, köklü bir zihniyet dönüşümüyle Ata’mızın ve silah arkadaşlarının ruhlarını şad etme zamanıdır.
Milli Mücadele, imkansızlıklar içinde bir "yoktan var etme" destanıydı. Bugünün imkanları içinde eğer "felsefesizlik" ve "yüzeysellik" yüzünden yerimizde sayıyorsak, asıl mağlubiyet budur. 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru’ndan inen o irade, bugün bize şunu fısıldıyor: "Takipçi olma, tanımlayan ol!"
Türkiye üç gün sonra yine tek yürek, tek bayrak altında 19 Mayıs’ı kutlayacak. Ama içimizde Nazım’ın o sarsıcı mısralarındaki gibi bir çarpıntı, bir hesaplaşma var:
"Göğsümde 15 yara var!
Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!...
Kalbim yine çarpıyor Kalbim yine çarpacak!!! ...
Deldiler göğsümü 15 yerinden,
Sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden!
Kalbim yine çarpıyor Kalbim yine çarpacak!!!
Yandı 15 yaramda 15 alev,
Kanlı bir bayrak gibi çarpıyor ÇAR-PA-CAK!!!"
Cumhuriyetimizin kalbi, 2026’da sadece geçmişin mirasıyla değil; geleceğin inşasıyla, teknolojiyle, sanatla ve derinlikli bir kültür bilinciyle çarpmalıdır. 19 Mayıs, bir anma gününden öte, her sabah yeniden Samsun’a çıkma iradesidir.
Fikri hür, irfanı hür nesillerin 19 Mayıs’ı kutlu olsun.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 1983 Antalya Son Haber
