22 Ağustos 2019
  • Antalya25°C

ARABULUCULUK VE TERAPİ İŞBİRLİĞİ

Tuğçe Öztürk Almaç

30 Temmuz 2019 Salı 08:05

Uyuşmazlık çözüm yöntemleri kültürden kültüre değişen, o kültürün dinamiklerine bağlı, kişiler arası iletişimi güçlendiren ya da daha aşağı çeken tercihlerden oluşur. Çözüm kelimesi tek başına dahi sonuca ulaşmak için atılan bir adımdır. Fakat çözümün karşılıklı mı tek taraflı mı olduğu çözümün barışçıl olup olmayacağını etkiler. Bir toplumun gelişmişliği, uyuşmazlıkları çözüm tarzına ve tercihine göre kendini gösterir.
 
Toplumun gündeminde sıklıkla yer alan kadın erkek ilişkilerindeki gerilim, çöküş ve bu durumun aile psikolojisine olumsuz etkisi önemli konulardan biridir. Her toplumda farklı şekilde ortaya çıkan bu gerilim yine toplumsal dinamiklere göre farklı şekillerde kendini göstermektedir. ‘Aile’ kavramının algılanışı bile toplumdan topluma değişir. Özellikle biz Türkler için aile, toplumun en küçük yapı taşıdır ve ona yüklenen birçok öznel ve nesnel anlam vardır. Bu denli kendine has tarzı olan yapıdan çıkan uyuşmazlıkların çözümü de kendisi kadar özel olmalıdır. 
 
Aile yapısının içinde çocukların olması kişiler arasındaki ilişkiyi daha da komplike hale getiren bir olgudur. İçinde birden fazla bireyin etkin olarak yer aldığı en küçük yapı taşında farklı düşünce ve beklentilerin, ihtiyaçların olması ise son derece doğaldır. Peki tüm bu farklı beklenti ve isteklerin aynı doğrultuda karşılanması ne kadar mümkündür? Elbette çok zor. Birbirinden bağımsız birden fazla bireyin aynı görüş ve doğrultuda olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Evli eşlerin ya da birlikte yaşayan çiftlerin bir arada yaşama düşüncesi ile farklı beklentilerini gerçekleştirilebilme istekleri aynı skalada değerlendirilemeyecek bir tartışmadır. Bu nedenle artı ve eksilerin ayrı kaplara alınarak değerlendirilmesi ve çıkabilecek ihtilafların barışçıl şekilde çözülmesi gerekir. Bahse konu çözüm yolu ise arabuluculuk ve terapi işbirliğinden yani orijinal ismiyle ‘mediation therapy’den geçmektedir. 
 
Hepimizin bildiği üzere aile en küçük yapı taşı olarak kadın ve erkeklerden oluşur. Eşler aralarında yaptıkları sözlü ya da yazılı anlaşma gereği bir arada yaşamaya başladıktan sonra bazen kısa süre sonra bazen orta vadede bazen de yıllar sonra birtakım anlaşmazlıklar yaşamaya başlarlar. Aile Hukuku eşlerin evlilik birliğinden kaynaklanan uyuşmazlıklarının çözümünde, uyuşmazlığa neden olan etkenlerden ziyade sonucu konusunda birçok çözüm üretir.
 
Örneğin; evlilik birliğinin temelden sarsılması ve bunun belli bir süre devam etmesi genel boşanma sebeplerinden biridir. Boşanmak isteyen eşler sadece boşanmakla yetinmeyip evlilik sürecinde elde ettikleri malvarlığı değerlerinin de paylaşılmasını talep ederler. Ortak velayet halinde velayeti alan eş, diğerinden nafaka talep edebilir. Bazen de evliliğin sona ermesi neticesinden eşlerden birinin diğerinden yoksulluk nafakası talep ettiğini görürüz. Türk Medeni Kanunu eşlere bu hakları verirken evlilik birliğinin neden bozulduğu kısmı ile ilgilenmez fakat kanun bu sancılı süreç devam ederken eşlere ya da çocuklarına pedagog, psikolog ya da sosyal hizmet uzmanı ile destek verilebileceğini belirtmiştir.
 
Yani eşler ya mahkeme kapısına gelmeden önce kendi rızaları ile aile danışmanlarından destek alırlar ya da uygun görülmesi halinde dava aşamasında bu imkânları kullanırlar. Peki insanlar evlilik kararı vermeden önce belki günlerce aylarca düşünürken, evleneceği kişileri bin bir testten geçirirken, ailelerin anlaşıp anlaşılmadığına kadar giden sosyal çözülüm süreçleri yaşanırken nasıl olur da verdikleri karardan dönerken işi şansa bırakmak isteyebilirler? Bütün bunların ve daha fazlasının cevabı Mediation Therapy dediğimiz, aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda eşlerin tarafsız bir üçüncü kişi eşliğinde ilişkilerinin geldiği noktada maddi ve diğer bazı ihtiyaçlarının şekillenmesinden sonra ihtiyaç olması halinde terapi eşliğinde o güne kadar cevabını bulamadıkları sorulara cevap bularak, birbirlerini affederek bu ilişkiye son vermelerinde yatar. Mediation Therapy yani aile arabuluculuğu ardından terapi çözüm yöntemi bu güne kadar evlilik birliğinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde en etkili olan yöntemdir.
 
NEDEN BU YÖNTEME İHTİYAÇ DUYULUR?
 
Arabuluculuk hem bu yolu seçenler hem de arabulucular için bir değer atfedilmiş kıymetli bir yöntemdir. Kişiler arabuluculuk yoluna başvurarak uyuşmazlıklarını barışçıl bir yolla çözme konusunda büyük bir adım atmış sayılırlar. Arabuluculuk aslında bir tercihten ziyade olaylara bakış açımızı gösterir. Herhangi bir olayda yazılmış kuralların üstünden mi geçmek istersiniz yoksa kuralları kendi istekleriniz doğrultusunda yeniden yazmak mı? Vereceğiniz cevap çözüm yolu konusunda tarzınızı da tanımlar. Size ne kadar değer verilmesini istersiniz, ya da bu değeri siz mi belirlersiniz? Bu ve benzeri birçok soru ve sorunun çözümü arabuluculuk sürecinde gizlidir.
 
Tarafların birbirlerine saygı duyması ve kendi kararlarını alma konusunda yetkinleşmesi arabuluculuk sürecinde olgunlaşmaktadır. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar ise şiddetli gerilimin hâkim olduğu sancılı uyuşmazlıklardır. Mahkeme kanalı ile sonucu aranan uyuşmazlıklarda çoğu zaman ilişki geri dönülemez şekilde sona ermektedir. Belki de başta konuşulmayan ucu açık sorunların yeniden tanımlanmaya ihtiyacı vardır. Cevapların mediation therapy yani arabuluculuk terapi işbirliğinde aranması gerekir.
 
Çekişmeli boşanan eşleri düşünün. Boşanmaya giden süreçte aldatma olgusu olabilir, aileler iki kişilik evlilikte fazla yer kaplayabilir, karşılıklı diyalog artık sürdürülemiyordur, ya da benzeri sebepler. Hâlbuki arabuluculuk süreci zayıf olan taraflara dahi kendini ifade etmesi için çokça fırsat sunar. Kazanılabilir ve sürdürülebilir ilişkilerin büyük bir mimarıdır arabuluculuk. Kaldı ki bunu çoğu zaman eşler kendi aralarında halleder ve üçüncü bir kişiye ihtiyaç duymazlar. Eşlerin yetersiz kaldığı, objektif bakamadığı durumlarda ise devreye konunun uzmanları girecektir. Arabulucu ve terapistler…
 
Arabuluculuk karar verme yetkisinin kişinin kendi iradesinde ve kendisinin de bunun farkında olmasıdır. Bu, kişiler için bir yetişkinlik düzeyidir. Bazen eşler evlenmelerine rağmen yetişkinlik düzeyine ulaşma konusunda başarılı olamayabilirler. Bu düzeye ulaşamayan eşler açısından arabulucu karar alma mekanizmasını işler hale getirmesi açısından taraflara yardımcı olur, ama hiçbir zaman onlar adına karar almaz. Arabulucunun buradaki görevi tarafların içinde bulundukları duygusal tepkilerden dolayı göremedikleri ya da hatırlayamadıkları yetişkinliklerini onlara hatırlatmaktır. Zira arabulucu tarafsız üçüncü kişidir. Asla taraf olamaz ve kendini uyuşmazlık konusu ile bağdaştıramaz. Bu etik ilkelerden en önemlisidir. 
 
Mediation Therapy yani arabuluculuk ve terapi işbirliği kurumunun en değerli tarafı, tarafların birbirlerine özerklik tanıyarak sonraki süreçteki davranışları konusunda barışçıl şekilde karar alabilmeleridir. Boşanma hâlihazırda gerek erkek gerek kadın açısından sarsıcı, mevcut statükoyu değiştirici bir süreçtir. Kişi öncesinde verdiği karardan pişmanlık duyarken üstüne bir de velayet nafaka gibi bir sürü sancılı süreç girer. Bu süreci mahkeme kapılarında kavga gürültü ile mi bitirmek istersiniz yoksa karşılıklı konuşarak dostça mı? Eğer cevabınız karşılıklı diyalog ve barış kelimelerinden yana ise kendinizi ifade edebileceğiniz bir sürece doğru ilerliyorsunuz demektir.
 
Danışmanlık ve terapi almak tarafların stres düzeyini azalttıkça sürece daha aktif katılmalarını ve müzakerelerde başarılı olmalarını sağlar. Diğer yöntem ise oldukça karmaşıktır ve acılıdır. Gelin biz barıştan yana olalım ve hayatımızdaki en önemli konulardan biriyle ilgili diyalogu tercih edelim. Şimdi, dahasını öğrenmek isteyen herkes için her hafta burada olacağım. Farklı düşünseniz bile karşılıklı diyalogdan vazgeçmeyin…
Bu yazı toplam 838 defa okunmuştur.
Yorumlar