24 Mayıs 2026
  • Antalya18°C

DENEMEYİ DENEMEK

GAZANFER ERYÜKSEL

24 Mayıs 2026 Pazar 14:56

İnsanın kendi aklını, düş-düşün birikimini pergelin sabit ucu kabul ederek kalemini de pergelin hareketli kolu olarak kullanıp kendini “denek” olarak kullandığı metindir deneme. 

Montaigne (1533-1592) deneme ile edebiyat dünyasını tanıştıran ilk kalemdir. 16. Yüzyılının Fransa’sında zengin bir ailenin malikanesinde doğar. Büyükbabası Ramon Felipu Eyquem Clupea (Ringa balığının bir alt cinsi) ticaretiyle servet kazanmış ve büyük bir arazi sayın alarak Montaigne Lordu olmuştur. Babası Piere Eyquem ise Katolik askeridir. Sonrasında Bordeaux belediye başkanı olacaktır. Anne tarafı ise İspanyol ve Sefarad Yahudilerindendir. Ancak annesi Antoinette López Protestanlığı benimsemiştir. Montaigne ise Katolikliği seçecektir.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağlar ve uzman eğitmenler tarafından yetiştirilir. Sabahları klasik müzik çalan kişiler tarafından uyandırılmaktadır. 

Eğitim süresince Yunan ve Latin edebiyatını öğrenir. Böylece Ovidius, Livius, Horatius, Persius, Terentius, Martialis, Jluvenalis, Quintus, Plautus, Arellius Fuscus, Catullus, Maro ve daha nicelerinin eserlerini okuyup onlara hayranlık duyar. Ailesi tarafından dönemin en büyük Latince bilgini George Buchanan'ın yönetimi altında olan Bordeaux'daki çok saygın bir yatılı okul olan Guienne Koleji'ne gönderilir. Kolejden sonra ise Toulouse Üniversitesi'nde hukuk okuyacaktır. 1557'de yüksek mahkeme olan Bordeaux'daki Parlement'in danışmanı olarak atanır. 1561'den 1563'e kadar IX. Charles'ın sarayında saray mensubu olup ve kralla birlikte Rouen Kuşatmasında hazır bulunur.

Montaigne, 1565'te Bordeaux'lu zengin tüccarların kızı Françoise Cassaigne ile evlenir. Altı kızları olur ancak yalnızca biri yaşayacaktır. Çocuklarının ölümü Montaigne çok etkiler. At üstündeyken bir binicilik kazasında ciddi şekilde yaralanarak kısa bir süre komada kalır. Kızlarının ölümünden sonra bu kaza Montaigne'i daha da sarsar. Hatıralarında bu kazadan ''Belki de onlar beni çağırmışlardı'' diyerek bahsedecektir. Prensipleri değişen Montaigne, yargıçlık görevinden istifa edip kamusal hayattan tamamen çekilir ve çocukluğunun geçti malikaneye geri döner. Malikanenin bir kulesine çekilerek henüz 38 yaşındayken burada kendini neredeyse tüm sosyal ve ailevi olaylardan soyutlayacaktır. NeKral III. Henri'nin kendisini çağıran mektuplarını ne de Bordeaux bölgesindeki belediye başkanlığı teklifini yanıtlayacaktır

Ailesinden kalan geniş bir malikanede günlerini kitaplarıyla ve yazılarıyla geçirmeye başlar. Kilisenin insanların aklını sürekli çelmesini eleştiren içerikler yayımlar. Avrupalıların coğrafi keşiflerde tanıdığı yeni uygarlıkları köleleştirme, yok sayma girişimlerine ve keşfedilen yeni medeniyetlere ''barbar, yamyam'' nitelemelerine hiddetle karşı çıkmıştır. Aziz Bartalmay Yortusu Kıyımı'nı lanetler. Fransız Din Savaşları'nın anlamsızlığından söz eder. Bunu ise ''İnsanlar zırdeli, daha bir tırtılı nasıl yaratacaklarını bilmezken binlerce tanrı yaratmışlar'' diyerek dile getirir. Bu çalışmaların sonucu olarak ünlü Denemeler adlı kitabı oluşacaktır. Klasik kuşkuculuğu yeniden gündeme getirmiştir. Bilgiyi keşfetmenin yeni yollarını bulmayı denemenin asil olduğunu vurgular. Montaigne, Denemelerinde başta insan sevgisi olmak üzere iyimserlik, dayanışma, özgürlük ve okuma alışkanlığı üzerine çok özgün yazılar kaleme almıştır. Sürekli eleştirel inceleme fikrini yeniden insanlara tanıtır. Bu yazıları herkesin anlayabileceği sade bir anlatımla okura ulaştırır. 

Montaigne, 1592'de bademcik iltihaplanmasından öldü. Hastalığı zamanla dil felcine de yol açmıştır. Bu durumu eserinde şöyle ifade eder: "Zihnin en verimli olduğu an başkalarıyla sohbet anıdır. Bunu hayattaki diğer tüm eylemlerden çok daha tatlı buluyorum ve eğer seçmek zorunda kalsaydım, sesimi kaybetmektense görme yeteneğimi kaybetmeyi tercih ederdim.” Günümüzde mezar yeri kayıptır.

İlk deneme yazarı olan Montaigne hakkında verdiğim ansiklopedik bilginin önem ve değeri aşağıdaki ifadelerde, umarım, açıklığa kavuşacaktır. 

Deneme çift imbik bir metindir. Yazarın yaşam şekli ve felsefi birikimi birinci imbiktir. İkinci imbik ise o birikimin yazar tarafından içselleştirilmesi ve kâğıda dökülmesidir. Denemenin felsefeyle olan ilişkisi deniz tuz ilişkisine benzer. Felsefeyi hissedersiniz ancak o, dil süzgecinden geçirilmiş ve metnin ruhuna işlemiştir. Tıpkı yaşam deneyiminin metnin derinliğini oluşturması gibi. Deneme sadece felsefe değil sanatın her dalından beslenerek okurun çağrışımdünyasında nice kuşların havalanmasını da sağlar. Olan ile olması gereken arasındaki çelişmenin sorgulandığı bir söyleyiştir. 

Bu durum hemen her dalda üreten sanatçıların beslenme kürüdür. 

Voltaire eserlerinde kendisine ilham kaynağı olan kişinin Montaigne olduğu belirtir.
İngiliz akademisyen Edward Capell 1780'de Shakespeare'in üzerinde ciddi bir Montaigne etkisi olduğunu ileri sürecektir. 

Ralph Waldo Emerson, Montaigne'i okuma deneyimi hakkında şunları söyler: "Bana sanki daha önceki bir yaşamımda kendim yazmışım gibi geldi, öyle içtenlikle ki düşüncelerime ve deneyimlerime hitap ediyordu."
Nietzsche, Montaigne hakkında: "Böyle bir adamın yazılar yazması, birinin bu dünyada yaşama sevincini gerçekten artırır" diyecektir. 

Amerikalı filozof Eric Hoffer (1902-1983), Montaigne'i “Hoffer'ın Anılarında”: "Benim hakkımda yazıyordu. En derin düşüncelerimi bile biliyordu" diye ifade eder. Erich Auerbach ise Montaigne'i ilk modern insan olarak tanımlayacaktır.

Deneme şiir ilişkisi…

Sohbetlerde söylüyorum, içinde şiir olmayan sanat eksiktir, diye. Denemenin şiirle ilişkisi tıpkı felsefeyle olan ilişkisine benzer. O metne sinmiştir, sözcüklerin dansında. Bir metinde dans varsa eğer müzik de olacaktır şüphesiz. 

16. yüzyılda yola düşen denemenin paralel kenarı ise 1605 ve 1615 yıllarında iki bölüm halinde yayımlanan Don Kişot’tur. İlk roman… Kaynaklarda romanın başlangıcı 15. yüzyıl olarak ifade edilse de Don Kişot ilk roman olarak kabul edilir. Bu durum 15, 16, 17. yüzyıl Avrupa’nın batısında kapitalizmin tırmanma şeridinde olduğu yıllardır. Sosyoekonomik yapıdaki bu değişim sonunda oluşan topluma “modern toplum” adı verilecektir. Bu yapının bir diğer özelliği de bireyin sahne almasıdır. Kula kulluk edilen toplumsal yapıdan bir krala, bir aristokrata, kiliseye biat etmeyen yeni toplum ve yeni insan. Bu süreçte insanın kendini ifade etmesinde roman öne çıkacaktır. Şüphesiz ki roman da içinde sadece şiir ve felsefe değil deneme de olan bir biçimdir. Nitekim Salah Birsel bir söyleşisinde romanın deneme olduğunu söyleyecektir. 

Uzun sözün kısası deneme bütün sanat dallarından beslenirken besleyen bir sanat türüdür. Zaman içinde eleştirinin de beslendiği bir damar olacaktır.

Deneme için bunca sözden sonra çağdaş bir deneme yazarı söyler misin, derseniz yanıtım Barış Erdoğan olacaktır.

whatsapp-image-2026-05-24-at-15-05-57.jpeg

Michel de Montaigne

whatsapp-image-2026-05-24-at-15-13-10.jpeg

Barış Erdoğan

Bu yazı toplam 319 defa okunmuştur.